Baş Orhun Yazıtları Türkler Gök-Türkçe Facebook^

Eski Öz Türkçe Sözlük

A-D E-Ö P-Z
  1. Orhun Yazıtlarında eski Türkçe ile Türk Bodun kelimesi ABA: Saygıdeğer, saygıya layık kişiBazı Türk boylarında “ana’’,’’abla’’ , bazılarında ise baba anlamında da kullanılmaktadır.
  2. ABADAN: 1- Cömert, verici 2- Bağışlayıcı, gönül yapıcı
  3. ABAK: Temiz, iffetli, namuslu kişi
  4. ABAKA: Yakın akraba, amca çocuğu
  5. ABAKAN: Alicenap
  6. ABAKAY: 1- Yakın akraba, yeğen, amca çocuğu 2- Sibirya’da saygın ve sözü geçen hanımlara verilen bir unvan
  7. ABALA: Abla
  8. ABAR: (Avar): 1- Gösteriş, heybetlilik 2- Baş eğmez, dirençli
  9. ABaş: Hanım yürüyüşü (Küçük narin adım)
  10. ABAY: 1- Aydınlık, aydınlık verici 2- Hayret uyandıran, hayret verici
  11. ABAKIYMIŞ: Gönül kırıcı, can yakıcı
  12. ABÇAR-(Avşar): 1- İşin ehli kişi, iş bitirici 2- Uyumlu, itaatkar
  13. ABI: 1- Can, ruh 2- Soyluluk
  14. ABIÇ: Gönüllü
  15. ABIDAN: İçli, gönül insanı
  16. ABIK: İçli, gönüllü
  17. ABIKAN: Mec.Soylu
  18. ABIL: Gönüllü, İstekli
  19. ABINAK: Sakinleşmiş gönül rahatlığı içinde olan
  20. ABINÇ(Avunç): Avunç, teselli
  21. ABIŞ(Apış): Bacağın diz kapağından yukarısı
  22. ABIŞKA : İçten, içtenlikle çalışan
  23. ABIZ: Ruhsal, ruhlarla ilgili
  24. ABİKE: Alicenap, yüksek gönüllü
  25. ABİN: Mutlu, memnun, hoşnut
  26. ACAR: 1-Gayretli,Hareketli 2- Gözü pek, yırtıcı
  27. ACLAN: Açık,Açılan
  28. ACU-(Acı,Açığ): 1- Açık 2-Keskin, sert 3- Açı,aralık
  29. ACUN: Dünya, yeryüzü
  30. ACUNAL: birlAcun/Al (Almak’tan)
  31. ACUNAY: birlAcun/Ay/Mec.”Dünya güzeli”
  32. ACUNLUK: Dünya malı,dünyalık
  33. ACUNSUZ: Dünya malında gözü olmayan
  34. AÇA: 1- Toplum içinde saygınlığı olan kişi 2-Analık derecesinde saygıya layık hanım
  35. AÇAN: Açma eylemi içinde olan (Çiçek gibi)
  36. AÇIĞ: 1-Açık,dürüst 2- Bahşiş bey yada hanların verdiği bahşiş
  37. AÇIK: (Açığ) Büyük kardeş
  38. AÇIL: Açık, açılmış
  39. AÇUK: (Açık) İyi huylu,mülayim
  40. ADAK: 1-Söz,nişan 2-Bağış,sungu
  41. ADAL: Sadık, güvenilir
  42. ADALAN: Ünlü, şöhretli
  43. ADALDI: Ünlü
  44. ADALIR: Ünlü
  45. ADALMIŞ: Ünlü
  46. ADAN: Uygunluk, liyakat
  47. ADANIR: Ünlü
  48. ADANMIŞ: Adaklı,adak olmuş
  49. ADAR: Adama eyleminde bulunan
  50. ADAY: Memnunluk,hoşnutluk
  51. ABDAN: Ünlü
  52. ADBERİLGEN: Adına layık ve ününü hak etmiş kişi
  53. ADIKTI: Ünlü
  54. ADIN: Ünlü,adı anılan
  55. ADINÇIĞ: 1-Seçkin,mümtaz 2- Olağanüstü, fevkalade, bambaşka
  56. ADIÖTE: birlAdı/Öte MecTemiz bir üne sahip
  57. ADIVAR: Ünlü,tanınmış
  58. ADIYAKŞI: birlAdı/Yakşı(Adı güzel)
  59. ADIYAMAN: birlAdı/Yaman MecÜrkütücü bir üne sahip kişi
  60. ADIYEKE: birlAdı/Yeke(yeğ) MecSaygıyla anılan kişi, adı yeğlenen kişi
  61. ADKIR: Aygır,erkek at
  62. ADMIŞ: Ün almış, tanınmış
  63. ADSAY: birlAd/Say MecAdına saygı duyulan kişi
  64. ADSIZ: 1- Fakir,kimsesiz
  65. AFŞAR (Abçar):
  66. AFŞIN: Apçın,(Opçın) Zırh,demir örgülü savaş giysisi
  67. AFTABA: Su ibriği
  68. AGA (Ağa,Aka): 1-Saygıdeğer, ulu kişi 2- Cömert,koruyucu 3-Büyük erkek kardeş,ağabey
  69. AGOLA: Yönetici,amir
  70. AGUN: Tatmin,avuntu
  71. AGUNMUŞ: Avunmuş,sakin
  72. AĞAÇA: Akça, beyazca, alımlı
  73. AĞALAK: Oğlak
  74. AĞALBAY: Muhterem,saygıdeğer
  75. AĞAN: 1-Yüksek,yukarıda,yukarılara çıkan 2- Geceleri gökten hızla geçen, ışıklı nokta
  76. AĞAR: 1- Ağı ağırbaşlı, oturaklı 2- Gönül ferahlığı 3- Göğe yükseliş
  77. AĞARTMIŞ: 1- Namuslu,dürüst 2- Alçak gönüllü, mütevazı
  78. AĞAT (Akat): Namuslu, gönüllü, iffetli
  79. AĞAYA: Makul,geçerli,uygun
  80. AĞDUK: Kutsal,muhterem
  81. AĞICI: Ağcı, Akçı, Akıcı, Hazinedar, Hazine sorumlusu
  82. AĞIÇ: Varlık, hazine,servet
  83. AĞILGAT: 1-Saygıdeğer 2- Yıldız,gezegen
  84. AĞIM: Yükseliş
  85. AĞIR: 1- Ağırbaşlı,olgun 2- Ünlü,saygın
  86. AĞIRBaş: birlAğır/baş, olgun, alçak gönüllü
  87. AĞIŞ: (Ağıç) Hazine, servet
  88. AĞIT: Mersiye,ölüm Türküsü,göğe yükselen feryat
  89. AĞLAMIŞ: Çileli,çile çeken
  90. AĞMIK: 1- Ünlü,tanınmış 2- Yüksek rütbeli
  91. AĞRAK: Yükselen,ilerleyen
  92. AĞRITMIŞ: MecAcı kuvvete sahip kişi
  93. AĞUL: 1- Ay’ın halesi 2- Oba, köy
  94. AĞUTUR: Yükselten,yukarı çıkaran
  95. AĞZUKARA: birlAğzı/KaraMecSert konuşan, acımasız ve hükmedici konuşan kişi
  96. AK: 1- Beyaz 2- Doğuş, doğum 3- Yükseliş 4-Parlaklık 5-Devinim,hareketlilik 6-Mec.Namusluluk,iffet ve güvenirliğin sembolü
  97. AKA: Büyük,ulu kişi,saygıdeğer kişi
  98. AKABA: Yokuş,meyil
  99. AKAÇ: Akıcı
  100. AKALIN: birAk/Alın mecDürüst,namuslu
  101. AKAN: 1- Akıcı 2- Yükselen
  102. AKARCA: Dere,ırmak
  103. AKAR: Dere,akarsu
  104. AKARSU: Dere,ırmak
  105. AKAŞ: birlAk/Aş mec.Helal rızk
  106. AKAY: birlAk/Ay 1- Ayın en güzel anı 2- Yenisey Türklerinde “hanımefendi” anlamında kullanılır.
  107. AKBaş: birlAk/Baş mecDürüst,namuslu
  108. AKBEL: Dürüst,sözüne güvenilir kişi
  109. AKBERGÜ: birlAk/Vergi fıtrat,huy mec.iyi huylu
  110. AKÇA: 1-Beyaza kaçan 2-İpekli dokuma 3-Para,maliye,hazine
  111. AKÇALAR: birl.Ak/çalar mec.Ak tenli hanım
  112. AKÇALI: Zengin,mal sahibi
  113. AKÇALMAZ: birlAk/Çalmaz mec.Yanık tenli hanım
  114. AKÇIL: 1-Ak tenli, akça yüzlü 2- Ağarmış, aklaşmış
  115. AKÇIN: Sözüne güvenilen,sağlam kişilikli
  116. AKÇORA: birlAk/Çura 1- Şamanist gelenekte iyi ruh ve iyilik perisi
  117. AKEL: birlAk/El mec.Dürüst,namuslu
  118. AKGÜN: birlAk/Gün mecGelecek,istikbal
  119. AKHAN: birlAk/Han Şamanist gelenekte “İyiliğin Kutsal Ruhu”
  120. AKI: Eli açık,cömert,zengin gönüllü
  121. AKIM: 1-Yönelim,yükseliş 2- Akmaktan, akıcı,yayılıcı
  122. AKIN: 1-Saldırı,hücum 2-Kazak ve Kırgızlarda, ozan ve müzisyenlere verilen ad
  123. AKINAY: birlAkın/Ay Türkistan’da hanım ozanlara verilen ad
  124. AKINCI: 1- Akın eden,saldıran 2- Osmanlılar dönemindeki, öncü birliklere ve bu birliklere dahil olan kişilere verilen unvan
  125. AKIŞ: 1-Yükseliş 2-Akmaktan akış 3-Servet,hazine
  126. AKKARA: birlAk/Kara mec.Zıtların bütünlüğü
  127. AKMAN: birl1-Temiz,iffetli 2-Apak,bembeyaz
  128. AKOBA: birlAk/Oba mec.soylu
  129. AKSAK: 1-Aksayan,seken 2-Yükselen,çıkan
  130. AKSOY: birlAk/Soy mec.Soylu
  131. AKŞAMAN: birlAk/Şaman Şamanist gelenekte,iyi ruhlarla ilgilenen ve ilişkiye giren kam
  132. AKŞİT: Yürekli,gözükara
  133. AKTAN: birlAk/Tan seher vakti,şafak
  134. AKUZ: birlAk/Uz (Uzman,usta)
  135. AKÜN: birlAk/Ün mec.Temiz,şöhretli
  136. AKYOL: birlAk/Yol mec.Dürüst,namuslu
  137. AKYÖN: birlAk/Yön mec.Dürüst,namuslu
  138. AKYÜZ: birlAk/yüz mec.Dürüst
  139. AL: 1-Bayrak kumaşı 2-Kızarmış,kızarık 3-El,kolun bilekten aşağı kısmı 4- Ala,alaca 5-Almaktan al
  140. ALA: Karışık renkli,benekli
  141. ALABAN (Alban):Timsah
  142. ALACA: Karışık renkli
  143. ALAÇUK: Kulübe,baraka,Altay Türklerinde,oda,(Çadırın iç bölmesi)
  144. ALAGAN: (Algan)Fatih
  145. ALAGAŞ: Ender rastlanan,nadir
  146. ALAGÜN: birlAla/Gün Gün ortası
  147. ALAK: Yok edici,öldürücü,alıcı,avlayıcı
  148. ALAN: 1-Işık,nur 2-Orman içindeki açık ve düzlük bölge 3- algan
  149. ALANÇA: Bahçelerdeki ağaç aralarında bulunan çimenlik bölge
  150. ALANGUVA: birlAla/Geyik Cengiz Kaan’ın onuncu göbekten büyük anası 2- Ergenekon destanında adı geçen Uldız Han’ın kızı 3-Türk mitolojisinde yer alan ünlü kadın ki, efsaneye göre, bir nevi Türklerin ’’Meryem Ana” sı gibidir.
  151. ALAR: Yalancı karanlık(Gündüz vaktinde)
  152. ALAS (Alaz) :Şamanist gelenekte “Ateşteki Kutlu Ruh’’
  153. ALASAYVAN: Şafak vakti,Güneşin doğuşu
  154. ALASI: Erek,amaç,sahip olunması istenen nesne
  155. ALATAŞ: birlAla/Taş Köz,ateş parçası
  156. ALAYUNT: birlAla/Yunt Altay Türklerinde “kısrak” anlamında kullanılmaktadır.
  157. ALBA: Yükümlülük,hizmet yükümlülüğü
  158. ALBAGA: Hasılat,savaş yada av ganimeti
  159. ALBAN: Haraç,ganimet
  160. ALBATU: Bürokrat, hizmetle yükümlü kişi
  161. ALBENİ: Çekim,cazibe,sempati
  162. ALCU (Alçu):Alıcı,avcı
  163. ALÇİÇEK: birlAl/Çiçek (Gül’ün Türkçe karşılığı)
  164. ALÇİN: Kızıl renkli bir çalı kuşu
  165. ALÇU (Alcu):1-Algan,Fatih,2-Alcı,Avcı
  166. ALDI: 1-Öncü,öndeki,selef 2-Algan,Fatih
  167. ALDUR: Ok atışı,oklayış
  168. ALEV (Yalav...Yal kökünden):Ateşten çıkan ışık
  169. ALGAN: Fatih,Fetheden
  170. ALGAZIN: Yabani vahşi hayvan
  171. ALGI: 1-Fetih,Almaktan..alım 2- Fehim,algılama
  172. ALGIN: 1- Serap 2-Yüksek yer 3- Bitiricilik,bitiriş
  173. ALGIŞ (Alkış): Dua,yakarış,niyaz
  174. ALGU: 1-Tüm,hepsi 2-Toplum,topluluk 3-Silah 4-Alıcı,avcı
  175. ALGUR: Sakin,kendi halinde,kendinden emin
  176. ALGÜN: birlAl/Gün”...Kazak ve Kırgızlarda,doğum sırasında yaşanan dikkat çekici,unutulmaz günleri mecz eder.
  177. ALICI: Alcu,Avcı
  178. ALIK: Alıngan,Kırgın
  179. ALIM: 1-Çekim,Cazibe 2-Vergi,Haraç
  180. ALIMGA: Yazıcı,(Han ve Kaanların buyruk ve fermanlarını yazan görevli kişi)
  181. ALIMLI: Çekici,Cazibeli
  182. ALINAK: birlAlın/Ak mec.dürüst,namuslu
  183. ALINCAHAN (Alınçak Han) :Oğuzname’ye göre,Türk’ün oğullarından
  184. ALINÇAK: 1-Çekici,cazip 2- Alıngan,nazik
  185. ALINGAN: Alınan,incinen,gücenen
  186. ALK: Bitirmek,yok etmek,sona erdirmek,bitiricilik
  187. ALKA: 1-Bitirici,yok edici 2-İleri,ilerici
  188. ALKABÖLÜK: birlAlka/Bölük..Vurucu Tim
  189. ALKAN: Alkan,Fatih
  190. ALKAR: Bitirici,yok edici
  191. ALKAŞ: Bitirici,yok edici
  192. ALKI: Pervasız,vurdumduymaz
  193. ALKIM: 1-Gökkuşağı 2-Gerdan
  194. ALKIR: Tamamlayıcı,bitirici
  195. ALKIŞ: Algış,dua,övme,yüceltme
  196. ALMA: Elma
  197. ALMAKAY: Elma yanaklı
  198. ALMALUK: 1-Alınması gerekli olan 2-Elma bahçesi
  199. ALMAS: Almaz,nazlı
  200. ALMILA: Elma
  201. ALMIŞ: Algan,Fatih
  202. ALP: Bu sözcük birçok erdemi içinde barındırırBilgelik, yiğitlik, fedakarlık, kahramanlık, gözükaralık, toplumculuk, vbile birlikte tüm bunlar arasındaki uyumu da içerir.
  203. ALPAGU: Düşmanına tek başına saldıran kişi
  204. ALPAGUT: 1-Alplik gösteren kişi 2-Kurt soyundan 3- Seçkin ve saygın kişi
  205. ALPEREN: birl.Alp/Eren (Gazi, Derviş) Toplumun sayıp sevdiği, örnek aldığı savaşçı kişilerin genel adı
  206. ALPMAN: Alp gibi Alpçe yaşayan
  207. ALTAÇU (Altaç): Aldatıcı taktik sahibi
  208. ALTAMIŞ: Aldatıcı,hileci
  209. ALTAN: 1-Altın 2-Güneşin doğuş anı,Şafak
  210. ALTANURUG: (Altın Uruk) Cengiz Kagan ve oğullarının soyuna verilen unvanlardan
  211. ALTAY: 1-Al/Ala/Tay 2-Altın 3-Ormanlarla kaplı yüksek dağ
  212. ALTINDAĞ: birlAltın/Dağ/Altay dağlarının,diğer adı.
  213. ALTU (Aldu): 1-İlk,Birinci 2-Algan,Fatih
  214. ALTUN: Altın
  215. ALTUNSABAK: birlAltun/Sabak(sopa,değnek)
  216. ALUÇ: 1-Alıcı(Alçu) 2-Kayın cinsi bir ağaç
  217. ALUNGAN: Alıngan,nazlı
  218. ALUNUR: Nazlı
  219. ALYU: (Algu) T..Çağatay Han’ın torunu
  220. AMAÇ: (Umaç)Gaye, hedef, beklenti
  221. AMAN: (YAMAN) Sertlik
  222. AMGAK: Emek/Zahmet
  223. ANAÇ: 1-Anacık 2-Analık duygusu çok gelişmiş 3-Anaya çeken 4-Doğurgan, üretken
  224. ANAGAY: Anaya çekmiş, anaya benzer
  225. ANASIOĞLU: birlAnası(nın)Oğlu (Babası erken ölmüş ve özellikle anası tarafından bin bir güçlüklerle yetiştirilip büyütülmüş, yetim çocuklar için kullanılmış olduğu anlaşılan Türk adlarından)
  226. ANAT: 1-Anı,Anılan 2- Yakın,hısım
  227. ANAZ: Yeğrek, evla, eftal
  228. AND (ANT) :1-Yemin,söz 2- Yakın akraba
  229. ANDA: Birlikte ant içmiş(kan kardeşi) (Anda’lık Türklerin en eski geleneklerinden biridirAndalar birbirlerini kardeşlerinden daha ileride korur, sayar ve kayırmaya çalışırlar.)
  230. ANDAÇ: Hatıra, anı olsun diye verilip,alınan hediye
  231. ANDARIMAN: Anılara değer veren ve saygı gösteren kişi
  232. ANDIR: Anısı ola hatıra
  233. ANGAY: Anılarına bağlı olan kişi
  234. ANGI: 1-Anı,hatıra,2-Yetki, yeterlilik
  235. ANGIM: Mamur, hakim
  236. ANGIN: Ünlü, anılan, adı duyulan
  237. ANGIŞ: Ünlü, meşhur
  238. ANGIT: Yaban ördeği
  239. ANIK: 1-Anlayış, yetenek, fehim 2- Hafıza, bellek 3- Hazır, mevcutlu
  240. ANLI: 1-Sakin, ağırbaşlı 2- Bellek, hafıza
  241. ANIT: Anı olsun diye yapılan yapı
  242. ANITGAN: Anıt yapan
  243. ANLI: Ünlü, tanınan
  244. ANNAK: Yadigar, hatıra
  245. ANT: And, Yemin
  246. ANTLIĞ: And içmiş, Yeminli
  247. ANUÇUR: Övülmüş, övülmeye layık
  248. ANUK: Yadigar, hatıra
  249. ANUŞ: Anış, anma eylemi, anı
  250. APA: Ulu, büyük, saygıyı ve hürmeti hak etmiş kişi (Bazı Türk bölgelerinde “baba” anlamına da kullanılmaktadır.
  251. APAĞ: Apak, temiz
  252. APAK: Temiz, namuslu,iffetli
  253. APATEG: (Apatek)birlApa/Tegtek(gibi,benzer)
  254. ARA: Orta yer, ortalık, boşluk, orta
  255. ARAL: 1-Ada 2- Aralık,orta, ortalık
  256. ARAS: 1- At kılı 2- Kalın yün 3- Talih,baht
  257. ARASLAN: Arslan (Çuvaşlarca söylenişi)
  258. ARAT: Cesaret, yüreklilik
  259. ARBIŞ: Büyü,efsun
  260. ARBUZ: Büyü, sihir
  261. ARCA: 1-Arıca, saf, temiz 2- Çam ağacı, çamdan yapılmış kutu
  262. ARDA: 1-Uzun değnek 2- Artçı, halife, ardı sıra giden
  263. ARDALI: (Ardalu) Yönetici, amir
  264. ARDIÇ: 1- Halife, artçı 2- Bir ağaç türü
  265. ARGA: Zeki, akıllı
  266. ARGAN : (Arkan) Kement, kement bağı
  267. ARGATU: Yaban koyunu
  268. ARGIÇ: 1- Kır, mera 2- Gurur
  269. ARGIN: 1-Yavaş, sakin 2- Gelecek yıl
  270. ARGUN: Pars cinsinden avcı bir hayvan
  271. ARGUŞ: (Arkuş)1- Edepli, terbiyeli 2- Haberci, haber veren
  272. ARGÜDEN: birlAr/Güden, Arlı, edepli
  273. ARI: (Arık) 1- Saf, arı, arınmış 2- Irmak, dere
  274. ARICA: Soylu, temiz, iyi huylu
  275. ARIÇ: Barış, sulh
  276. ARIĞ (Arı, Arık):
  277. ARIK: 1- Arı, arınmış, temiz 2- Narin, ince yapılı
  278. ARIL: Arınmış, temiz, pak
  279. ARIN: Saf, arınmış
  280. ARINÇ: 1-Barış, kurtuluş 2- Temizlik, saflık, günahsızlık
  281. ARINIK: Saf, şeffaf, billur
  282. ARINMIŞ: Temiz, gönüllü
  283. ARKIN: 1-Argın, yavaş, sakin 2- Halef, ardıç
  284. ARKIŞ: 1-Ulak, haberci 2- Kervan, kafile
  285. ARKUN: Halef, geriden gelen, takipçi
  286. ARKUY: Siper, mevzi
  287. ARKUZ: (Arguz) Edepli, iyi huylu
  288. ARLAĞ: Arlı, edepli
  289. ARLAT: Biricik oğul, anaların en çok üstüne düştükleri oğul
  290. ARMAGUN: Armağan, hediye
  291. ARMAĞAN (Yarmagun-Yarmagan)-:Hediye
  292. ARMAN: 1- Onurlu, arlı, edepli 2- Dilek, istek 3- Hayal, fantezi
  293. ARPA: 1- Büyü, tılsım, Şamanist gelenekte, Kamların okuduğu dua 2- Tahıl
  294. ARPAD (Arpa):
  295. ARSİN: (Ersin) Kurtuluş, istiklal
  296. ARSALAN: Arslan
  297. ARSLAN: Yırtıcı hayvan MecCesaret, atılganlık ve gözü pekliği sembolize eder.
  298. ARSLANBALA: birlArslan/Bala..Arslan yavrusu
  299. ARSLANCIK: Küçük arslan..Arslan yavrusu
  300. ARSLANÇA: Arslan gibi, arslan özelliklerine sahip
  301. ARSU: birlAr/Su mecNamuslu, dürüst
  302. ARSUN: 1- Efendi, ağırbaşlı 2- Rahata ermiş, huzurlu
  303. ARTAGAN: Bereket, artuk, fazlalık, bolluk
  304. ARTAM (Erdem):
  305. ARTIM: Bereket, bolluk
  306. ARTUÇ: Mızrak, mızrak ucu
  307. ARTUK: Fazlalık, üstünlük, bereket mecVarlık, zenginlik
  308. ARTUKDOĞAN: birlArtuk/Doğan Kırgızlarda, olağanüstü vasıflara sahip kişilere verilen bir unvan
  309. ARTUN: Vakarlı, ölçülü
  310. ARTUR: Cazibeli, çekici, işveli, fettan
  311. ARTURU: 1- Ekstrem, uç noktalarda 2- Bereket, bolluk
  312. ARTUT: Armağan, hediye
  313. ARVIŞ: Sihir, büyü, tılsım
  314. ARZIK: Fanatik, bağnaz, sofu
  315. ASAN: 1- Sağlıklı, zinde 2- Asma eyleminde olan
  316. ASENA: Efsanevi dişi kurtun adıYakın, Yakınlık duyulan
  317. ASIGLI: Faydalı,Gerekli
  318. ASIĞ (Ası,Asık) :1- Fayda, Çıkar 2-Kar,temettü
  319. ASPAR (Asbar) :Faydalı, işe yarayan
  320. ASRAK: Himaye, Koruma
  321. AŞAN: Aşmak’dan ...mecAzimli, engel tanımaz
  322. AŞIT: 1- Aşılacak, aşılması gerekli olan 2- İşitmekten...İşit, kulak ver
  323. AŞKAR: 1- Savaş atı 2- Kuyruk ve yelesi kara, vücudu kula renginde olan at
  324. AŞKIN: 1- Aşmış, üstün, faik,akranlarından ileride olan 2- Melodi,nağme
  325. AŞUK: 1-Aşık,aşmış, geçmiş 2- Tolga
  326. AŞULA: Yılmaz irade sahibi
  327. AŞUR: Aşırmaktan..mecYılmaz, gayretli
  328. ATA: 1- Ulu, saygıdeğer kişi 2- Baba, dede, ced 3- Adın ve soyun bağlı olduğu kök
  329. ATABAY: birlAta/Bay lala, beybabaHan, Kağan ve padişah çocuklarını eğitip yetiştiren kişilere verilen bir unvan
  330. ATAÇ: 1- Atasına bağlı, Atasının yolunda 2- Atadan intikal eden 3- Büyüklük gösteren çocuk
  331. ATADAN: Miras, manevi miras
  332. ATAERİ: birlAta/Eri mec.Atalarına ve geçmişine saygılı
  333. ATAGÜÇ: birlAta/Güç mecGücünü atalarından almış
  334. ATAĞ: (Atak) 1- Ün, nam, şöhret 2- Atılgan 3- Dağ yolu 4- Çağlayan 5- Bir şahin türü
  335. ATAHAN: birlAta/Han mecDevletin ilk kurucu büyüğü, devlete ad veren kişi
  336. ATALA: Tanınmış, ünlü ve zengin
  337. ATALAN: Ünlü, Meşhur
  338. ATALAY: Ad almış, ün almış, meşhur kişi (Atila’nın asıl adının bu ve bundan bozulup çevrilmiş hali olduğunu söyleyen bazı tarihçilerimiz de var.)
  339. ATALIK: Miras
  340. ATALMIŞ: Ünlü, meşhur
  341. ATAMAN: Ulu, Saygıdeğer kişi Bir kısım tarihçilere göre, Osmanlının, kurucusu olan Osman bey’in asıl adı budurBir kısmı Atman, bir kısmı Otman der.
  342. ATASAGUN: birlAta/Sagun Hekimlerin en ulusu başhekim Şamanist gelenekte de aynı ad, en iyi kamlar için kullanılmaktadır.
  343. ATAY: 1- Ünlü, tanınmış 2- Akın, hücum
  344. ATIGAY: Ünlü, tanınmış
  345. ATIĞ: Adı sanı belli, ününü arttırmış kişi
  346. ATIL: Ünlü, meşhur
  347. ATILGAN: Atak, gözüpek,cesur
  348. ATILMIŞ: Atılgan, gözüpek
  349. ATIŞ: Ünlü, meşhur
  350. ATİLAY: Türk tarihinin en önemli kişilerinden,Batı Hun imparatoru, Bu kişinin adı üzerinde tarihçi ve dilciler pek de anlaşamamışlardırBenim görüşüm de göç sırasında İtil ırmağı kıyısında doğmuş olmasından dolayı “İtil/Ay”dırAncak bununla birlikte bu kişi için bazı adlar söylenmekte (Atila,Atilla,Atılay,Atilay,Atalay,Atlıhan vb.) Anlamlar:1- Atacık,babacık 2- İtil ırmağı kenarında doğduğundan ve Türklerdeki eski bir gelenekten dolayı “İtil” çocuğu anlamında verilen İtilay’ın zamanla Atilay’a dönüşümü 3- Atlı/Ay 4- Atlı/Han 5- Macar dilinde çelik anlamına gelen “Atzel” den
  351. ATLIĞ: Ünlü,zengin
  352. ATMACA: Yırtıcı bir avcı kuş
  353. ATMAN: Ünlü, saygın
  354. ATMIŞ: Atma eyleminde bulunmuş (ok,kargı vb.)
  355. ATSAK: Ünlü, adı duyulan
  356. ATUK: Bolluk, bereket
  357. AVAR (Abar) :1- Heybet, büyüklük(Abartı) 2- Dirençlilik, dayanıklılık
  358. AVAZ: Nara, yüksek perdeli ses, çığlık
  359. AVCI: Av yapan, avlayan
  360. AVCIL: Avlayıcı, av işinin uzmanı
  361. AVGAN: Avuntu
  362. AVINÇ: Avuntu, teselli
  363. AVINÇA: Avunç
  364. AVINGU: Avunç,teselli
  365. AVLAK: Av yeri, av olanı
  366. AVKAR: Bozkır bıldırcını
  367. AVUNÇ: Teselli, avuntu
  368. AVUÇU: Avunç
  369. AVUNDUK: Avuntu, teselli
  370. AVUTMUŞ: Teselli eden
  371. AY: Dünyamızın uydusu olan gezegenAncak Türk kültüründe bu ad güzellik, temizlik, ahlaklılık vbdeğerleri de içeren birçok öğeyi içinde barındıran bir sembol ve mecaz olarak kullanılmıştırÇok önceleri erkeklerde kullanılmasına karşın, zamanla kız çocuklarına ad olarak verilmiş, gerek başta, gerekse de son da, birleşik ad olarak değerlendirilmiştirBununla birlikte bazen geçmiş örneklerde de görüleceği gibi hem erkeklerde hem de kızlarda kullanılmıştırAncak yine de ağırlık kız adlarındadır.Ve kız adlarında önemli bir konumdadır.
  372. AYAĞ (Ayak) :1-Uğur, şeref, şan 2- Devinim, hareket (ayaklanma sözü) buradan gelir.
  373. AYANA: birlAy/Ana Altay Türklerinin eski kutsal kadın ruhlar dan
  374. AYAS: Ay ışığı, mehtap, gece aydınlığı Altay, Tuva, Çuvaş Türklerinde Tanrı sıfatı olarak kullanılan bir ad
  375. AYATA: birlAy/Ata Şamanist gelenekte, göğün altıncı katına bakan Tanrı
  376. AYAZ: 1- Ay ışığı 2- saf, berrak hava 3- Kuru soğuk
  377. AYBAKIM: birlAy/Bakım, bakmaktan, bakış
  378. AYBAN: birlAy/Ban mecDebdebe, şaşa
  379. AYBANDI: birlAy/Bandı (Banmak)
  380. AYBAR: 1-Ay gibi parlak 2- Heybet,heybetlilik
  381. AYBI: İmdat, medet
  382. AYBIN: Onur,şeref
  383. AYÇIL: Ay ışığı, ay pırıltısı
  384. AYDA: 1- Ay’a eş değer güzellikte 2- Dere kenarlarında yetişen hoş kokulu bir çiçek
  385. AYDABOLDI: birlAyda/Oldu mecAy parçası
  386. AYDAN: Ay parçası
  387. AYDAR: (Aydar Han) saç perçemi, kakül
  388. AYDIN: 1- Aydınlık, ışık yoğunluğu 2- Açık, aşikar 3- Entelektüel , münevver
  389. AYGAN: İçten, samimi, yaren
  390. AYGAY: Nara, bağırtı
  391. AYGIN: Sınırsız, uçsuz, geniş
  392. AYGIR: Erkek at
  393. AYGIRAG : 1-Dağ keçisi 2- Bir geyik türü
  394. AYGUÇI: Yönetici, devlet görevlisi, danışman, yarıcı
  395. AYIM: Çekicilik, sempati
  396. AYIMÇA: Ay parçası
  397. AYINTAP: Mehtap, ay ışığı
  398. AYIR: Değişik, farklı, başka, fark
  399. AYIRBaş: birlAyır/Baş..Değişim, mübadele
  400. AYIRT: Fark, farklılık, ayırım
  401. AYITGU: Temyiz
  402. AYISIG: birlAy/Isıg..Ay ısısı, sıcaklığı
  403. AYIT: Söylemek, anlatmak
  404. AYITMIŞ: Söyleyen, bildiren, uyaran
  405. AYKAÇ: Konuşkan, Konuşmacı, Hatip
  406. AYKIN: Geniş, ferah, aydınlık
  407. AYKOYUN: birlAy/Koyun Yakut destanlarında adı geçen, eski dönem gücü simgeleyen kutsal ruh
  408. AYLA: 1-Ayın çevresindeki ışık halesi 2- Devir, dönüşüm
  409. AYLU (Aylı): Aydan
  410. AYMA: Duyarsız, başıboş vurdum duymaz
  411. AYMAN: Aya eş değerde
  412. AYMAZ: Vurdumduymaz, başına buyruk
  413. AYRAL: Kuraldışı, istisna
  414. AYRI: Başka, değişik, farklı
  415. AYRIÇ: Bölüşüm, taksimat
  416. AYRIKÇA (Ayıkşa): Derviş, mecnun
  417. AYRUK: 1- Farklı, değişik 2- Varlıklı, zengin
  418. AYSELİG (Aysiliğ) birl:Ay/Silig, dürüst, namuslu
  419. AYTAK: Konuşmacı, hatip
  420. AYTAR: Haberci, muhbir
  421. AYTEK: Konuşmacı, hatip
  422. AYTIN: Aydın, aydınlık
  423. AYTIŞ: Nutuk, anlatım, hitabet
  424. AYTIŞAN: Hatip, konuşmacı
  425. AYTUK: Hatip, konuşmacı
  426. AYUK: Söz söylenebilen ve sözün değer gördüğü yer
  427. AYUR: Konu, bahis, bahse konu olan
  428. AYÜN: birlAy/Ün Karahanlılar ve Uygurlar döneminde, han ve kağanların analarına verilen bir unvan
  429. AYZIT: Şamanist gelenekte “ Ayda ki Kutsal Kadın Ruh”
  430. AZBOY: Heyecan
  431. AZGIN: Zapt edilmesi zor, sınırı aşmış, tahrik olmuş
  432. AZLAĞ:Nadir, az rastlanır.
  433. AZRAK: Nadir, az rastlanır.
  434. AZUK: (Azuka, Azık): Geçimlik, yiyecek
  435. BABAT:Cins, Tür
  436. BABRAK: Hızlı, çevik, atletik
  437. BABÜR: Kaplan cinsi, yırtıcı bir hayvan
  438. BACI: Kız kardeş
  439. BAÇAK: Bir çeşit zırh (Dize geçirilen bir zırh)
  440. BAÇMAN: Başlık, Tolga
  441. BADAN: Batan (Batmaktan...Güneşin batışı)
  442. BADUR: Batur, bagatur, kahraman
  443. BADURUK: (Badruk) 1- Sadık, güvenilir 2- Batur, kahraman
  444. BAGA: 1- Alt, küçük, küçük rütbeli yönetici 2- Boğa
  445. BAGATUR: Kahraman, Batur, Bahadır
  446. BAGAY: Afacan, yaramaz, ele avuca sığmaz
  447. BAGRI: Kararlılık, azim
  448. BAĞAM: Destek,arka, kuvvet
  449. BAĞAN: Anıt, abide
  450. BAĞATUR: Bagatur, batur, bahadır, kahraman
  451. BAĞDAŞUK: Uyumlu, ahenkli, uzlaşmacı
  452. BAĞDU: Işık, şua, ışın
  453. BAĞI: Büyü, efsun, bağlılık
  454. BAĞIM: Bağlı, bağlılık
  455. BAĞIMSIZ: Bağlı olmayan, özgür
  456. BAĞIR: 1- Sine, göğüs, kucak 2- Kalp, gönül
  457. BAĞIRLAK: İri bir kırlangıç türü
  458. BAĞIŞ: 1- Veriş, ikram 2- Af, af ediş,3- Nezaret
  459. BAĞLAN: 1- Demet, deste 2- Bağlılık 3- Kızıl renkli bir su kuşu
  460. BAĞRI: Kararlı, azimli
  461. BAĞŞI: (Baksı) Kam, doktor
  462. BAHADIR: Bagatur, Batur, kahraman
  463. BAHŞİ: Baksı, doktor, bilgin, büyücü, hoca
  464. BAKAÇ: Bakıcı, bakan, nazır
  465. BAKAN (Bağan): 1- Anıt, abide 2- Bağlayıcı, birleştirici 3- Haşarı, afacan
  466. BAKAY: Haşarı, ele avuca sığmayan
  467. BAKIM: Bakma eylemi, nazar, bakış
  468. BAKIR: Bakır madeni
  469. BAKIRSOKUM:birlBakır/Sokum (Kuzey Türklerinde, Merih yıldızı anlamına kullanılmaktadır.)
  470. BAKIŞ:1- Bakış, nazar 2- İkram 3- af
  471. BAKSI (Bakşı): Bahşı,doktor, bilgin, büyücü
  472. BAKTI: Bakan, nazır
  473. BAKUY: Ulu, saygıdeğer kişi, tecrübeli, bilge kişi
  474. BAL: 1- Yapışkan sıvı 2- Arı balı 3- Çamur, balçık
  475. BALA: Yavru, çocuk
  476. BALABAN (Balıban): 1-Bala bandırılmış 2- İri başlı bir doğan türü Ayrıca mecaz olarak “ mahzun ve baygın bakış” anlamını içerir.
  477. BALACA: Yavrucak, ufaklık
  478. BALAK (Balak): manda yavrusu
  479. BALAMAN: Cüsseli, iri kıyım
  480. BALAMİR: (Balabir) Biricik yavru
  481. BALANDI: İri yarı, gösterişli
  482. BALASAGUN: birlBala/Sagun Özlenen, beklenen yavru (çocuk)
  483. BALBAL: 1- Heykel, anıt 2- Mezar taşı (Eskiden mezarlara dikilen ve üzerlerine öldürülen düşman sayılarının ve kimliklerinin yazıldığı mezar taşı)
  484. BALÇAK: Kabza, kılıç kabzasındaki siperlik
  485. BALDU: Balta
  486. BALDUK: Balta
  487. BALGAY: Ünlü, meşhur
  488. BALI: Değerli, yüksek, ulu kişi
  489. BALKAN: Ormanlarla kaplı, dağlık bölge
  490. BALKIN: Parlak, gözalıcı
  491. BALKIR: 1- Yağmur arasında çıkan güneş 2- Yağmurun hemen ardından çıkan güneş
  492. BALTA: Ağaç ve odun kesmek için kullanılan alet
  493. BALTEG: Çamur, çamurlu
  494. BALUG (Balık) :1- Balçık çamur 2- Ev, köy 3- Suda yaşayan balık
  495. BAMSI: 1- Yüksek, ulu, ulaşılmaz 2- Baksı, kam
  496. BANAR: Demet, tutam, deste
  497. BANGU: (Mengü, Bengü) Sonsuz, sonsuzluk, ebedi
  498. BANIÇİÇEK: birlBanı/Çiçek...çiçeğe bandırılmış
  499. BANLAK: Çağrı, davet, ezan
  500. BARADAN: 1- Boradan, bora parçası 2- Nara, yüksek ses, bağırtı
  501. BARAK: Türk mitolojisinde adı geçen çok tüylü, iri başlı köpek
  502. BARBOL: Varol
  503. BARÇA: 1- Parça 2- Tüm, tamam, eksiksiz
  504. BARÇIN: İpekli kumaş, kadife
  505. BARÇUK (Barçık) :Tahta ve keçeden yapılan küçük heykel
  506. BARÇUK ART TİGİN: birlBarçuk/Art/Tigin (Art,ardçı,halef)
  507. BARDAM: Varlık, ganimet, bolluk
  508. BARGAN: Varan
  509. BARDI: Vardı (Varmak...dan)
  510. BARGAN: Varan, ulaşan
  511. BARGI: Kadife
  512. BARGIT: Kadife
  513. BARGU: Nimet, ganimet
  514. BARGUŞ: Ganimet
  515. BARIK(Barı) : Esas, esas olan, mahfuz
  516. BARIM: Varım, servet, varlık
  517. BARIN: 1- Güç, kuvvet 2- Barınak
  518. BARUNDUK: Sığınılacak yer, barınak
  519. BARIŞ: 1-Varış, gidiş, gidişat 2- Sukunet, sulh 3- Servet, hazine
  520. BARK: (Barka) baraka, ev çok önceleri saray anlamına kullanılan bu sözcük, Uygurların kentleşmeye ağırlık vermesinden sonra, “taştan yapılan ev” anlamında kullanılmıştır.
  521. BARKAN:Oynak toprak, bataklık
  522. BARKAT: Heykel, büst
  523. BARKIN: 1- Gezgin, seyyah 2- Kararlı, azimli
  524. BARKUK: Servet, varlık
  525. BARLA: Parlak, göz alıcı
  526. BARLAK: Parlak
  527. BARLAS: 1- Çekici, cazip 2- Varlık, servet 3- Temiz, temizlik
  528. BARLI: Varlıklı, zengin
  529. BARLIK: Varlık
  530. BARMAK : (Varmak)
  531. BARMAKLAK: 1- Varıcı, ulaşıcı 2- Eldiven 3- Varlık
  532. BARMAN: Varlıklılık, mevcudiyet
  533. BARS: Pars, leopar
  534. BARSUK: Porsuk
  535. BARTIK: Heykel, büst
  536. BARTU:1- Varlık, servet 2- Menzil, varılacak yer
  537. BARUG: Mesned, dayanak
  538. BASAGAR: Ağırbaşlı, mütevazi
  539. BASAK(Basa):1- Cesur, gözükara 2- Baskın 3- Farklılık, ayırım
  540. BASAN: 1- Baskın yapan 2- Ölünün ardından verilen yemek 3- Yayan, yayıcı
  541. BASAR: Baskın, baskıncı
  542. BASAT:1- Mühür, 2- Yardım, muavenet 3- Busat, pusat,silah 4- başat
  543. BASGAN: Basan, baskıncı
  544. BASIK: 1- Gece baskını 2- Basınç, tazyik, baskı
  545. BASILGAN: Baskıncı
  546. BASIM: Enerji, güç
  547. BASIR: Basar
  548. BASKAK: Basak, cesur, farklı, Çengiz Kaan döneminde askeri valiler için kullanılan ünvanlardan
  549. BASKIN:1- Galp, muzaffer 2- Ani yapılan saldırı 3- Basık, yaygın genişlemiş
  550. BASMIL:1- Baskıncı 2- yardımcı, muavin
  551. BASRUK: Baskı, tazyik
  552. BASSIZ: Başsız, başına buyruk
  553. BASTI: Bastıran, baskın yapan
  554. BASTIK: Basdı, Baskıncı
  555. BASU (Basut) :Tokmak
  556. BASUÇ: Baskı, tazyik
  557. BASUT: 1-Yardım, yardımcı 2- Demir tokmak 3- Baskın yapan
  558. Baş: Oluş, doğuş, ortaya çıkış, uç nokta, doruk, birinci sıra gibi anlamların hepsini içeren bir söz
  559. BaşACI: Reis, lider, öncü
  560. BaşAD(Başat):
  561. BaşAGUT:Önde gelen, önde bulunan, sevilen
  562. BaşAK:1- Buğday başı 2- Ok ucu...okun ucuna takılan sivri demir 3- Sümbül çiçeği
  563. BaşALMIŞ:1- Öncü,önder 2- Düşmanını yenip, yoketmiş
  564. BaşAR: Başarı, kazanç
  565. BaşARAN: Başarılı, muvaffak
  566. BaşARI: Muvaffakıyet
  567. BaşAT:1- Emsalleri arasında en üstün ve en önde gelen 2- Hanlık yapan bir soya mensup kişi
  568. BaşA: (Paşa) Bazı tarihçilerimize göre ..Baş-ağa, bazılarına göre ise Baş-şad sözcüklerinin değişime uğramasıyla bu biçime gelmiş ve sözcük, bugünkü anlamıyla General ordu komutanı
  569. BaşBAĞ:1- Başı bağlı, özgürlüğü kısıtlı 2- Gözde, sevgili, en değerli
  570. BaşBUĞ: Ordu komutanı, orgeneral
  571. BaşÇIL: Şef, lider, önde gelen
  572. BaşDAŞ: Denk, akran
  573. BaşDU: Başta olan, önde giden
  574. BaşEL: birlBaş/İl..yol gösterici,mihmandar
  575. BaşGAK: 1- Başkan,şef 2- Bir tatlı su balığı
  576. BaşGÖZ: birlBaş/Göz 1-Birleşik, ayrılmaz 2- MecEvlilik
  577. BaşGU: Alnında beyaz lekesi olan at
  578. BaşIL: Önde giden, şef
  579. BaşKAL: Emir, ferman
  580. BaşKAN: Yönetici, şef, başta giden
  581. BaşKARA: birlBaş/Kara...mecSert, acımasız,bir kişiliğe sahip olan kişi
  582. BaşKIR: Başarı, muvaffakıyet
  583. BaşLADAÇU: Başlatıcı, yönetici, hakem
  584. BaşLAG: Başlangıç, ilk
  585. BaşLAK:1- Başıboş, salınmış 2- Başlangıç
  586. BaşLAMIŞ: 1- Kararlı, çalışkan 2-Lider, lider olmuş
  587. BaşLIĞ: Başı dik gururlu
  588. BaşLIK: Yönetici, şef
  589. BaşNAK: Başlıksız, tulgasız
  590. BaşŞAD: (Paşa) Ordu komutanı, general
  591. BaşTIN: Selef, önceki
  592. BaşTINKİ: Baştaki, öndeki, önder
  593. BaşVEREN: Fedai
  594. BaşVERMİŞ: Kurban, fedai
  595. BATAK:1- Çamur, bataklık 2- Gizli, gömülü
  596. BATIŞAD: birlBatı/Şad T...Göktürk ve Uygur ordularında, batı kanadının komutanlarına verilen unvan
  597. BATIM:1- Batma boyu, boy, derinlik 2- Sivri bir aletin saplanması
  598. BATIR: Batur’un şive farkıyla söylenmiş biçimi
  599. BATMAZ: 1-Diri, mücadeleci 2- Vücuduna sivri ve kesici aletler işlemez
  600. BATRAK: (Batırak) Mızrak, kargı
  601. BATSIK: 1- Bastıran, yanaştıran 2- Gün batısı, batı
  602. BATU: 1-Güçlü, yenilmez, gücüne dayanılmaz 2- Dayanıklı, metin 3- Gün batısı
  603. BATUGA: 1- Batu, kahraman 2- Gizli, gizlenmiş
  604. BATUR: Bagatur, Kahraman
  605. BATURGAN: 1- Saklayan, gizleyen, gizli 2- Batıran,saplayan
  606. BATUT: Gizli, saklı
  607. BAVIRGAN: 1- Şefkatli, koruyucu 2- Bağıran, nara atan
  608. BAY: Varlık, zenginlik, egemenlik, erklik, üstünlük, bolluk sözcüklerinin tümünü içeren önemli bir adTürk adlarının önemli birleşiklerinden başka sözcüklerle kullanılabilen, kullanılan sözcüğü bütünleyip, güçlendiren, hem başa gelerek hem de sona gelerek kullanılabilen bir ad.
  609. BAYA: Bay,baylanmış, zenginleşmiş
  610. BAYAK: Selef, daha önceki
  611. BAYAN: (Muyan, buyan) 1- Kalıcılık,sonsuzluk 2- Baht, mutluluk 3- Zenginlik, güçlülük,erklik 4- eski dönem Tanrı sıfatlarından 5- Uygur kağanlarının unvanlarından
  612. BAYAR: Ulu, yüce, kudretli, celil...Tanrı sıfatlarından Bulgar hanlığı dönemi,soyluluk ve üstün vasıflı yöneticiler için verilen bir unvan
  613. BAYAT: Tanrı sıfatlarından ,..1- Devletli, kısmetli 2- Kadim, ezeli
  614. BAYATLI: Devletli, bahtı açık, muktedir
  615. BAYATLUĞ: (Bayatlı)
  616. BAYAVUT (Bayagut) :Varlıklı, muktedir
  617. BAYÇA: Varlıklı, muktedir
  618. BAYÇU (Baycu): Varlıklı, devletli
  619. BAYDAK: 1- Bağımsız, hür 2- Bekar
  620. BAYDAN: 1- Cömert, eli açık 2- Şık, yakışıklı
  621. BAYDAR: Varlıklı, muktedir, egemen
  622. BAYGIN: Kendinden geçmiş
  623. BAYIK: 1- Varlıklı, egemen 2- Usta, eli yatkın 3- Doğru sözlü, saygılı, güvenilir
  624. BAYIN: Çekici, güzel, yakışıklı
  625. BAYINDIR: Güçlü,varlıklı, egemen
  626. BAYIR: Yamaç
  627. BAYITMIŞ: Zengin, kudret sahibi
  628. BAYLA: Varlıklı, refah içinde olan
  629. BAYLAK: Rahat, refah içinde
  630. BAYLAM: 1- Azim, kararlılık 2- Demet, bağ
  631. BAYLAMIŞ: Varlıklı, güçlü olmuş
  632. BAYLAN: Nazlı, şımarık
  633. BAYLANIŞ: İlişki, münasebet
  634. BAYLIK: 1- Varlık, Varlıklılık, güçlülük 2- Ganimet
  635. BAYMAZ: Mala mülke ilgi duymayan kişi
  636. BAYRAÇ: Varlıklı, zengin
  637. BAYRAK: Varlık, varoluş, erklik, güç, ve bağımsızlık
  638. BAYRAM: Güzellik, mutluluk, sevinç, bolluk
  639. BAYRI: 1- Ezeli, kadim 2- Emektar, tecrübe sahibi 3- Sonradan zapt edilip, yurda dahil edilen toprak
  640. BAYRIN: Kadim, ezeli, eskiye dayalı
  641. BAYSA: Madalya
  642. BAYSAL:1- birl.Bay/Sal 2- Bolluk, rahatlık 3- Asayiş, sükunet
  643. BAYSAN: Yakışıklı, levent, gösterişli
  644. BAYSİN: Zengillik, kudret
  645. BAYTAG: Bolluk, çokluk, kalabalık
  646. BAYUK: Hazır, amade
  647. BAYUR: Cesur, gözükara
  648. BAYUTMUŞ: birlBay/Utmuş (yenmiş, muzaffer)
  649. BAYÜLGEN: birlBay/Ülgen Şamanist gelenekte insanlar arası ilişkilerle ilgilenen “ödülü simgeleyen ruh”
  650. BAYÜLKEN: (Bayülgen)
  651. BAZ: 1- Emin, güvenilir 2- Merkeze bağlanmış, sonradan katılmış
  652. BAZDA: Hoş, latif, çekici
  653. BAZIR: Basar, baskıncı
  654. BAZMAN: Tabi, bağlı, muti
  655. BECERİ: (Beceriklik) Hüner, marifet, yeterlilik
  656. BECET: Süs, makyaj, tezniyat
  657. BEÇİRİK: Becerik, beceri, marifet
  658. BEÇKAN: İpekten yapılmış sancak
  659. BEDER: Ziynet, mücevher
  660. BEDİZ: 1- Resim, heykel, nakış, bezek 2- Taşlara yontularak yapılan süsleme
  661. BEDİZCİ: Ressam , heykeltıraş, nakışçı
  662. BEDÜK: Büyük, iri, cesim, ulu
  663. BEGEÇ: Beyliğe uygun olan
  664. BEGEN: 1- Beğeni, hoşluk 2- Şehzade, prens
  665. BEGENÇE: Şehzade, prens
  666. BEGESİN: Doğruluk, sevap, hayr
  667. BEGİ: 1- Yiğit, güçlü, 2- Eş- koca
  668. BEGİSİ:1- Doğru, sevap 2- Beğenilen, imrenilen
  669. BEGÜM: Hanımefendi, bayan, saygı duyulan hanım, eski Türkçe’de “beğ”’in tam olarak dişi karşılığı
  670. BEĞ: Bey, varlık, erklik, güç, yöneticili toparlayıcılık, liderlik, soyluluk vbanlamları içerir
  671. BEĞCEĞİZ: Beycik, Küçük bey
  672. BEĞÇE: Küçük bey
  673. BEĞÇEK: Küçük bey
  674. BEĞDAŞ: Akran,eş,denk
  675. BEĞDE:1- Aziz, saygıdeğer 2- Adil, adaletli
  676. BEĞDEŞ: Nazir,benzer
  677. BEĞDİ: Aziz,muterem, saygıdeğer
  678. BEĞDÜZ EMEN: birlBeğdüz/Emen (ruh,can)
  679. BEĞEÇ:1- Beğliğe layık 2- Beğ çocuğu, küçük bey
  680. BEĞENDİK: Beğenilen
  681. BEĞENİ: Hoşa giden, beğenilen
  682. BEĞENMİŞ: Hoşuna gitmiş
  683. BEĞER: Beyoğlu, prens, şehzade
  684. BEĞLEN: Bey soyundan olan
  685. BEĞLİK: Beylik, beyliğe uygun olan
  686. BEĞREK: Beyrek, bey çocuğu, küçük bey
  687. BEK: 1- Bey, beğ 2- Pek, sıkı
  688. BEKEM: Bey, beyim
  689. BEKEN: Dayanıklı, metin
  690. BEKET: Kuvvet, dayanıklılık
  691. BEKİ: 1- Yiğit,güçlü 2- Eş, koca 3- Şaman, baş şaman
  692. BEKİK: Güvenli, iyi korunan
  693. BEKİM: Azimli, kararlılık
  694. BEL: 1- Bilgi, bilim 2- Belirti,iz, damga 3- Tarlanın orta yeri 4- İki dağın arasındaki geçit
  695. BELÇİN: Belirti, iz, damga
  696. BELDEK: İz, işaret, emare
  697. BELEK:1- Kılavuz, rehber 2- hediye, 3-Kundak bezi
  698. BELEN:1- Bilen, alim 2- Geçit 3- Sırt, tepe, dağ yolu
  699. BELET: Belge, delil
  700. BELGE: Belge, doküman, delil
  701. BELGİ:1- Belge 2- Bilgi 3- Fark, farklılık, ayırt, alamet
  702. BELGİN: Belirgin, net, açık
  703. BELGÜ:1- Belge 2- Sınır taşı, sınır toprağı 3- Yüzük taşı, nişane
  704. BELİK:1- Doruk, zirve, şahika 2- Saç örgüsü
  705. BELLEK: Hafıza
  706. BENEK: 1- Armağan, hediye 2- Bakır para 3- İşlemeli kumaş
  707. BENGİ: Bengü, mengü sonsuz, sonsuzluk, ebediyet, ebedi
  708. BENGİLİK: Sonsuzluk
  709. BENGÜ: Bengi, mengü
  710. BENİCE: Sonsuzluk, sonsuzluğa giden
  711. BENK: Muhkem, iyi korunan
  712. BENLİ: Yüzünde ben olan
  713. BERDİ: Verdi,Kutsal güçler tarafından yollanan
  714. BEREGEN: Eli açık, cömert, verici
  715. BERGE: 1- Vergi 2- Berke, kamçı, değnek
  716. BERGİ: 1- Vergi 2- Eli açık, cömert
  717. BERGİLİK: Doğal, tabi
  718. BERİK: 1-Berk, sağlam, gürbüz, dayanıklı 2- Cömert, eli açık
  719. BERİL: Verici, cömert, eli açık, fedakar
  720. BERİN: Veren, cömert
  721. BERİŞ: Veriş, hibe
  722. BERK: 1- Katı, sıkı, sağlam, dayanıklı 2- Şiddet, şiddetlilik 3- Korunan, muhkem 4- Yıldırım
  723. BERKANT: birlBerk/Ant Altay dağları cıvarında bir başka dağın adı
  724. BERKE:1- Kamçı, değnek 2- Dövme 3- Naz, işve
  725. BERKEM: Düşmana karşı iyi korunan yer, müstahkem mevki
  726. BERKİN: Güçlü, güçlendirilmiş
  727. BERKİT: Güçlü, güçlendirilmiş, muhkem
  728. BERKLİĞ: Berkli, güçlü, dayanıklı
  729. BERKUK: Sert,cesur, dayanıklı
  730. BERMEK: Vermek, veriş
  731. BERŞE: Odun kömürü, kül
  732. BESEN: Bezen,süs, makyaj, gösteriş
  733. BETİK: (Bitiğ, bitik) Yazılı kağıt, mektup
  734. BEYBUT: Barış, sulh
  735. BEYGE: Bike, küçük hanım
  736. BEYGU: Bir şahin türü
  737. BEYLEM: Buket, demet, çiçek demeti
  738. BEYLEN: Beyli, beye bağlı
  739. BEYNEN: Beğenen
  740. BEYREK: 1- Tim, müfreze 2- Merkez ordu, ordugah 1- Ezeli, başlangıçsız 2- Emektar, tecrübeli
  741. BEZEK: Süs, takı, piraye
  742. BEZEN: Süs, makyaj
  743. BEZENMİŞ: Süslü
  744. BEZGİN: Bez...mekdenSarsılmış, bıkmış
  745. BIÇAK: Biçme aracı
  746. BIÇGIN: Kesen, biçen
  747. BIÇKAS: Kağan ve Hanlara yapılan bağlılık andı
  748. BIÇKI: Bıçak bileme aracı
  749. BİBİ: Kibar, eğitimli, sayıdeğer hanım (Anadolu’da birçok bölgemizde “hala” anlamında da kullanılır)
  750. BİÇEK: Bıçak, biçici
  751. BİÇİK: Biçilmiş, biçimlenmiş
  752. BİÇİM: Şekil, format, örnek, biçilmiş gibi
  753. BİÇİN: 1- Biçilmiş,biçime girmiş 2- Ekin, tahıl 3- Biçen, doğrayan
  754. BİGE: 1- Bakire, temiz kız 2- Bey kız saygıdeğer kız
  755. BİGEM: Sevilen, el üstünde tutulan kız
  756. BİGEN: Beğenilen
  757. BİGENDİK: Beğenilen, ilgi duyulan
  758. BİKE: Bige
  759. BİKET: Beylik, beyliğe uygun
  760. BİL: Bilgi, bilim
  761. BİLDİK: Bilinen, tanınan, ünlü
  762. BİLECEN: Bilgiç,çok bilmiş
  763. BİLEDA: Balta
  764. BİLGE: Bilgili, filozof, alim, bilgin, ulu kişi
  765. BİLGEKAĞAN: Bilge/Kağan (Aslı, Türk Bilge Kağan’dır) T...Türk tarihinin, bir çok nedenlerle en önde gelen kişilerindenTürk Milliyetçiliğini devlet siyasetine sokan, ona sosyal, ve siyasal bir kimlik vererek, devlet-millet bütünleşmesini sağlayan, milliyetçiliğe “zaman boyutu”nu kazandırıp, onu çağlar ötesine götürebilmeyi amaçlayan ve ilk defa “ Birleşik Türk Devletleri” fikrini ortaya çıkarıp bunu milli politika biçimine getiren,yönetimi döneminde sık sık kurultaylar toplayarak milletine “hesap veren” ve tüm bunları kardeşi Kül Tigin’in ölümünden sonra yazdırttığı “mengütaş’larda(Orkun anıtları) da bizzat anlatan ve son olarak da gerek Türk dili, gerek de edebiyatı ve içeriği açısından, dünyada bir eşi daha bulunmayan yazıları yazdırtan ulu kişi...İlteriş Kutluk Kağan’ın büyük oğlu, Kül Tigin’in ağabeyi.
  766. BİLGE TAMGAÇU: birlBilge/Tamgacı T...Göktürkler ve Uygurlar döneminde yüksek dereceli memurlara verilen bir unvan
  767. BİLGE TONYUKUK: birlBilge/Tonyukuk T...Göktürkler dönemi, ünlü, devlet adamı, siyaset bilimci ve tarihçisi...II Göktürk kağanlığının kuruluşunda önemli rolü olan, hem İlteriş Kutluğ Kağan’ın yakın yoldaşı ve başkanlığını, hem de Bilge Kağan’ın başbakanlığını yapan ve kendi adına da yazıtlara yazı yazdıran ulu kişi
  768. BİLGEN: Bilen, bilgin, alim
  769. BİLGİN: Bilim adamı
  770. BİLGÜ: Bilgi
  771. BİLİG: Bilgiler, bilim, bilim dalı (orj)
  772. BİLİK: Bilen, bilgili
  773. BİLUN: Esir, tutsak, (gönül ve akıl esiri, aşık)
  774. BİNİT: Binilecek nitelikteki, soylu at
  775. BİRBEN: birlBir/Ben Ben mecKendini beğenmiş
  776. BİRÇE: Biricik, yegane
  777. BİRÇEK: 1- Biricik 2- Saçın ortadan ayrılıp yana dökülmüş hali
  778. BİREBİN: Yegane, tek, biricik
  779. BİRGE: 1- Beraber, birlikte 2- Biricik 3-Berke
  780. BİRGEN: İçine kapanık, münzevi
  781. BİRİCİK: Tek, yegane, bir tane
  782. BİRİÇİM: birlBir/İçim mecİmrenilecek güzellik ve çekicilik
  783. BİRİDİN: Güneyli, güney bölgesinden
  784. BİRKİT: Birleşik, birleşmiş
  785. BİŞÜK: Nesil,soy-sop, kavim, kardeş
  786. BİTERGE: Gerek, hacet, ihtiyaç
  787. BİTEV: (Bidev) 1- Soylu, soylu at 2- El değmemiş bakir
  788. BİTİG: Yazı, yazıt
  789. BİTİGÇİ: Katip, yazıcı
  790. BİTİGEN: Anıt, yazıt, yazılı taş
  791. BİTİM: Gaye, hedef, ülkü
  792. BİTKİ (Bütkü) :yerden biten
  793. BİYAN: (Bayan) (Buyan) Varlıklı, cömert ,Eski Tanrı sıfatlarından
  794. BİYUM: Cömert, eli açık
  795. BOD: Boy,uruk
  796. BOGA: Boğa
  797. BOĞ: Hediye, armağan
  798. BOĞA: Boğa
  799. BOĞACA: Boğa gibi güçlü
  800. BOĞACI: Boğa deviren
  801. BOĞAÇUK: Küçük boğa, genç boğa
  802. BOĞAR: Boğucu, güçlü, kuvvetli
  803. BOĞARCIK: Güçlü, boğucu
  804. BOĞTAG: Şapka, başlık, hanım başlığı
  805. BOLCAL: Vade, müddet
  806. BOLÇAK: Gürz, topuz
  807. BOLDUÇAĞ: Uygun zaman, olan çağ
  808. BOLGAN: 1- Soylu at 2-Keşşaf, mucit 3- Olgun, olmuş, ermiş
  809. BOLGU (Bolgi): Orijinal, özgün
  810. BONCUK: Mücevher, takı
  811. BOR: Bora, fırtına
  812. BORA: Fırtına
  813. BORDAK: Semiz, şişman, balık etli
  814. BORDU: Üzüm, asma
  815. BORKA: Baraka,ev
  816. BORLA: Burla, üzüm, üzüm salkımı
  817. BOSUM: Endam, zerafet
  818. BOSUT (Basat) :anlayış, izan, hidayet
  819. BOŞGUR: Eğitmen, öğretmen, talimci
  820. BOŞGUT: Öğrenci, şakirt
  821. BOY: 1- Uruk, uyruk, oymaklar birliği 2- Eda, endam
  822. BOYDA(Ğ): Soyut, mücerred
  823. BOYDAŞ: Aynı boyun mensubu
  824. BOYLA: Unvan veren kişi
  825. BOYLA BAĞA TARKAN: birlBoyla/Bağa/Tarkan Bilge Tonyukuk’un öteki adı
  826. BOYLAN: Adına ve soyuna layık
  827. BOYLUĞ: 1- Soylu 2- Yakışıklı
  828. BOYSAN: Yakışıklı, heybetli
  829. BOZ:1- Sert, şiddetli2- Alaca renk,füme rengi3- Toprak rengi
  830. BOZAN: Bozmak...dan düşmanı yenip dağıtan
  831. BOZCA:1- Cesur, gözükara 2- Boz rengine kaçan
  832. BOZCAK: Cesur
  833. BOZÇİN: Dürüst, güvenilir
  834. BOZDOĞAN: birlBoz/Doğan Bir doğan türü
  835. BOZKIR: Step, çöl, vaha
  836. BOZKURT: birlBoz/Kurt T...Oğuz Kağan destanında, Oğuz’a yol gösteren efsane kurtGenel olarak Türk boylarının hemen tamamında, Türklerin karakteristik özelliklerini üzerinde taşıdığına inanılan “Milli sembol” pozisyonundaki hayvan (Önceleri “Gökbörü” olarak kullanılan bu ad, Selçuklular döneminden sonra, daha yaygın olarak “Bozkurt” olmuştur.)
  837. BOZLAK: 1- Boz ve kül renginde olan 2- Otlak, mera
  838. BÖBÜLÜK: Koca, gül
  839. BÖÇKE:1- Canavar 2- Böcek
  840. BÖDGE: Çağ, zaman
  841. BÖG(Bök): Kısmet, nasip
  842. BÖGÜ:1- Filozof, hikmet sahibi kişi 2- Büyü, sihir 3- Ejderha, canavar 4- Zehirli bir böcek
  843. BÖGÜR: 1- Ordunun kanatlarından her biri, cenah 2-Kaburga ile kalça arasındaki bölge
  844. BÖĞDÜN: Bürokrat, yüksek dereceli memur
  845. BÖĞREK: Ordugah, merkez ordu, merkez ordunun savaş pozisyonu
  846. BÖĞÜRMÜŞ: Şamatacı, gürültücü
  847. BÖĞÜŞ: Zeka
  848. BÖKEN: Ahu, ceylan
  849. BÖKEVUL: Aşçı, iyi yemek yapan
  850. BÖKLİ: Yakışıklı,Şık, iyi giyimli
  851. BÖKLİCE: Şık giyimli
  852. BÖLE: Pay, nasip, kısmet
  853. BÖLEN: Bölüm, pay
  854. BÖLEK: Hediye, armağan
  855. BÖLÜK: 1- Kısım, ekip, bölüm 2- Pay, nasip
  856. BÖLÜN: Yönetici, şef
  857. BÖNGE: Tekme
  858. BÖNGER: Tekmeleyici, iyi tekme atan
  859. BÖRÇE: Zülüf
  860. BÖRÇEK: Zülüf
  861. BÖRİ: Kurt Göktürkler ve Uygurlar dönemlerinde Kağan muhafızlarına verilen genel bir ad.
  862. BÖRİTEÇİNE (Börteçine) :Benekli bozkurt Ergenekon destanlarının çeşitli versiyonlarından birinde, Ergenekon’dan çıkışı gösteren dişi kurt,bir diğerinde ise bu addaki demirci ustası olarak geçer.
  863. BÖRK: Başlık, tüylü hayvan derilerinden yapılan başlık
  864. BÖRKLÜ(Ğ) :Saygıdeğer
  865. BÖRKLÜCE: Saygıdeğer, saygı gösterilen
  866. BÖRTE: Benek
  867. BÖRÜ: (Böri) Kurt
  868. BUBİK: Konca,gül
  869. BUCAK: 1-Gizli bölge 2- Uzak yer
  870. BUCUGA: (Buğucu, ceylan avcısı)
  871. BUDAK: Sert dal parçası mecGüç, sertlik, dayanıklılığı sembolize eder.
  872. BUDAN: (budun)
  873. BUDAY: Buğday
  874. BUDRAÇ: Gözü pek, cesur
  875. BUDULGAN: Yürekli,cesur
  876. BUDUN: Bütün, Ulu, millet “ Siyasi ve dini yapıları ne olursa olsun soy,dil, töre, kültür, tarihsel yapıları bir olup, psikolojik olarak birbirine bağlı insan topluluğu.Türkçe’de kullanılan millet ve ulus sözcükleri tam olarak bu anlamı içermektedirMillet, din ortaklıklarını daha ön planda tutan bir anlam içerirken Ulus ise, daha çok boy ve uruk anlamlarını içerir.Buna rağmen yakın zamana kadar millet, son zamanlarda ise ulus sözcükleri dilimize yer etmiştirOysa gerek günlük dilimizde gerek yazı dilimizde bu sözcüğün bir an önce kullanıma girmesi gerekmektedir.”
  877. BUDUNÇAR (Budunçu-Yir): Sözcüğünün tam anlamıyla” Ulusçu”, “milletçi” “Oğuz Töresi”’ni yeniden gündeme getirip, yürürlüğe koyan kişi
  878. BUDUNÇİ: Buduncu, Ulusçu
  879. BUDUNÇİYİR: birlBuduncu/Yir,yer toprak
  880. BUGA: Boğa
  881. BUGAN: 1- Boğan 2- Alamet, işaret, iz
  882. BUGATEG: Boğa gibi güçlü
  883. BUGAY: 1-Afacan, ele avuca sığmayan 2- Buğu, ceylan
  884. BUGU: 1- Buğu, ceylan 2- Böcek, örümcek 3- Canavar
  885. BUGUR: Sürekli,devamlı, devamlılığı olan
  886. BUGA: Boğa
  887. BUĞRA: 1- Genç aygır 2- Genç erkek deve
  888. BUĞU:1- Ceylan, 2- Yavru geyik 3- Buhar
  889. BUĞUÇAN: Boğucu, boğaç
  890. BUKA: Boğa
  891. BUKAĞI: Kelepçe, atların ayağına takılan bir çeşit köstek
  892. BURAK: Güçlü, yenilmez
  893. BUKAN: (Mokan, Büken) Güçlü, yenilmez
  894. BUKUK: Tomurcuk, filiz
  895. BULAÇ: Bulucu, keşşaf, mucit
  896. BULAGAN: 1- Olgun, kamil 2- Bulan, bulucu
  897. BULAK: Göze, kaynak, pınar
  898. BULAR: Bulur, mucit
  899. BULASI: Ülkü, bulunması istenen
  900. BULÇA: 1- Bolluk, ganimet, bereket 2- Bulucu, mucit
  901. BULÇU: Bulucu, mucit
  902. BULÇUM: Keşif, buluş
  903. BULDAN: Bolluk, refah
  904. BULDU: Önemli, değerli, az rastlanan
  905. BULDUR: 1-İri su damlası 2- Gözyaşı
  906. BULDAK: 1- Bulanık, karışık, karma 2- Kıyı, sahil
  907. BULGAN: 1- Olgun,kamil 2- Bulucu, mucit
  908. BULGANÇ: Karma, kırma, karışık
  909. BULGAR: Karışık, bulanık, karışmış, içiçe girmiş
  910. BULGAŞ: Karışıklık, karmaşa
  911. BULMAZ: 1- olgunlaşmamış 2- Sakin, tembel
  912. BULMUŞ: 1- Olgun, erdemli, oturaklı 2- Keşşaf, mucit
  913. BULU: Anlayış, idrak, izan
  914. BULUÇ: 1-Bulucu 2- anlayış, fehim
  915. BULUG: 1- Keşif bölgesi, keşfedilen yer, bölge 2- Fidye, haraç
  916. BULUGAN: Bulan, bulucu
  917. BULUM: İrfan
  918. BULUNG: Bulunulan yer, yön, taraf
  919. BULUŞ: 1-Feraset, buluculuk 2- Manevi destek
  920. BULUŞGAN: Maharetli, becerikli
  921. BUMİN: 1- Merkez ordu, çekirdek ordu 2- Puhu kuşu
  922. BUN: Üzüntü, keder, bunalım, kendinden geçiş
  923. BUNAK: Bunlu, üzüntülü, kendinden geçmiş
  924. BUNALMIŞ: Üzgün, mahzun
  925. BUNG: Bun, keder
  926. BUNLUĞ: Bunlu, kederli
  927. BUNSUZ: Mutlu, huzurlu
  928. BURAN: Burmaktan...Burucu
  929. BURCU: 1- Buruk, burucu 2- Güzel ve keskin koku 3- Biber
  930. BURÇAK: 1- Nohutgillerden bir tahıl 2- İrmiklik buğday
  931. BURÇİGEN: Böü/Tigin Moğol ağzındaki söylenişi (Türk ağızlarında Kuzey’e çıkıldıkça T ”ler Ç’ ye dönüşürÇigin, Tigin, Çengiz Tengiz vb.) Çengiz Kagan’ın aile adıUygur kökenli olup, sonraları kuzeye göç ederek,Moğol oymaklarının arasına karışmış bir oymak
  932. BURÇİN: Dişi geyik
  933. BURÇUGİN: Özü sözü bir, güvenilir
  934. BURÇUK: 1- Tahta veya keçeden yapılmış küçük heykel 2- Varlık, servet 3- Çiçek, gül
  935. BURKA: Yüz örtüsü, fular (Tozdan ve fırtınadan korunmak için yüze takılan örtü)
  936. BURKAN: 1- Totem, heykelcilik 2- Hüzün, iç burkuntusu
  937. BURKE: 1-Burka 2- Berke, kamçı
  938. BURLA(Hatun): Üzüm, üzüm salkımı
  939. BURTA: 1- Benek, ben 2- Altın tozu
  940. BURTAG: Burtak çakıllı, taşlı toprak
  941. BURUK: Kırgın, alıngan, mahzun
  942. BURUL: İçli, içten, samimi
  943. BURUNÇUK: Burulmuş, buruşuk
  944. BURUNDU: Atların terbiyesi için burunlarına takılan kıskaç
  945. BURUNGU: Geçmiş, mazi, hatıra
  946. BUŞKU:Telaş, heyecan
  947. BUYAN: (Bayan, Muyan) 1- Kut, baht, mutluluk 2- Sevap,hayır 3- Dayanıklılık, mukavemet
  948. BUYANDI: Kutlu, bahtı açık
  949. BUYRA: Kıvırcık, kıvrılmış, bürülmüş
  950. BUYRAÇ: Amir, buyuran
  951. BUYRAT: Engebe, engel
  952. BUYRUK: 1- Emir, buyruk, buyurma 2- Göktürkler döneminde vezir, (bakan) anlamına da kullanılmıştır.
  953. BUYURUK: Buyruk, emir
  954. BUZAÇ: Bozucu, bozguna uğratan
  955. BUZAN: Bozan, düşman birliğini dağıtan
  956. BÜBÜLÜK: Gül, konca
  957. BÜDENE: Bir bıldırcın türü
  958. BÜGÜ : 1- Büyü, sihir 2- Felsefe 3- ejderha
  959. BÜK: Kıyı, sahil
  960. BÜKE: 1- Genç kız, küçük hanım (Bike) 2- Bükü, ejderha
  961. BÜKE BADRAÇ: birlBüke/Badraç Mitolojideki, yedi başlı ejderha
  962. BÜKEÇ: Güçlü, bükücü
  963. BÜKEY: Büken, bükücü, güçlü
  964. BÜKİN: Hanımcık, küçük hanım
  965. BÜKLÜM: Kıvrım, büküntü, saçak
  966. BÜKÜ: Ejderha
  967. BÜKÜŞ: Bükme eylemi, bükmek
  968. BÜLEK: Bilek T...Kırgızların, Mürti oymağı beylerinden
  969. BÜLTE: Demet, deste, top
  970. BÜNGÜ: Tos atmak, kafa vurmak
  971. BÜR: Gonca; gonca gül
  972. BÜRÇE: Kurt yavrusu
  973. BÜRÇEK: 1- Kurt yavrusu 2- Saç kıvrımı
  974. BÜRGE: 1- Kellik 2- Bahşiş, hediye
  975. BÜRKEV: Himaye,vesayet
  976. BÜRKÜT: 1- Bahşiş, hediye 2-Bir kartal türü
  977. BÜRÜM: Bürülmüş, katlanmış
  978. BÜRÜNCÜK: İpekten yapılmış, şal, fular
  979. BÜTE: 1- Fidan 2- Bütünlük
  980. BÜVET: Baraj, set, su seti
  981. BÜYÜ: Sihir, gizliyi bilme işi, bilgelik
  982. BÜYÜK: 1- Olgun, saygıdeğer 2- Bilge 3- Büyü, büyücü
  983. CABADAK: Hayret, şaşma
  984. CABALAK: Yabalak, yaygın
  985. CAĞIMDA: Yaratıcı, üretken
  986. CAĞIMDI: Lütufkar, iltifat eden
  987. CAĞLI: Namuslu, dürüst
  988. CAKŞI: Yakşı, yakışıklı, güzel
  989. CALMAN: Yalman
  990. CAMAN: 1- Yaman, 2- Kam, büyücü
  991. CAMANBAY: birlCaman/Bay..Şamanist gelenekte, obanın büyücüsü,doktoru, kötü ruhları kovan kişi
  992. CAMUGA :(Camuka) Kızgın, asabi
  993. CANİK: Tüccar, ticaret erbabı
  994. CANKU: Meşveret
  995. CARIP: Yakın, dost, çok yakın arkadaş
  996. CARLIK: Yarlık, emir, ferman
  997. CARTI: Şık, alımlı
  998. CARUZ: Heyecan
  999. CATUK: Halim, haluk
  1000. CAV: Gösteriş, afi, fiyaka
  1001. CAVANKUL: Uygurlar döneminde ordunun sol cenahını ve oradaki askerlerin tümüne verilen ad
  1002. CAVILDAK: Neşeli, şen şakrak
  1003. CAVLI: Gösterişli, cafcaflı
  1004. CAYMAZ: Cesur, kararlı
  1005. CAYNAK: Pençe, Doğan pençesi
  1006. CEBE: 1- Silah,ok, cephane 2- Zırh
  1007. CEBEN: Gayretli, çalışkan
  1008. CEBENOYAN: Cebe/Noyan Çengiz Kagan’ın dünyaca ünlü komutanı ve yakın arkadaşı.(Çengiz’in bütün Türkleri bir bayrak altında toplama fikrinin mimarı bu ulu kişidir.)
  1009. CELASUN: (Çalasun) 1- Delikanlı 2- Cesur, savaşçı 3- Becerikli, eli tez.
  1010. CELAYIR: (Çalayır) 1- Bilgin, gün görmüş, tecrübeli 2- savaşçı
  1011. CELDEN: Yel, yel parçası
  1012. CELME: Çalım, fiyaka, gösteriş
  1013. CENGEL: Hafif, ince
  1014. CENGİZ: Çengiz, Tengiz, Deniz
  1015. CEREN: Ceylan, ahu, gazel
  1016. CERKİN: Hısım, yakın
  1017. CERKUDAY: birlYer/Kutay Eski dönem yerin kutsal ruhu
  1018. CETİK: Yetkin, uzman, olgun
  1019. CETİZ: Yetkin, becerikli
  1020. CEYRAN: Ceren
  1021. CIDA: Mızrak, kısa saplı mızrak
  1022. CIGI: Şamanist gelenekte ,iyi ruhBoy ve oymakları kötülüklerden koruduğuna inanılan ruh
  1023. CILDUZ: Yıldız
  1024. CILIMGA: Kağan ve Han’ların mektuplarını yazmakla görevli kişi
  1025. CİBELİK: Sonsuz, sonsuzluk
  1026. CİCİ: (Cicik, cicek) 1- Çiçek, gül 2- Konuk 3- Sevim, sevimlilik
  1027. CİDAGU: Yetkin, yetenekli, becerikli
  1028. CİDE: İri, uzun bir ağaç türü
  1029. CİGA: Taç, gelin başı
  1030. CİĞİL: Hafif, yeğni, kolay
  1031. CİLMAYA: Türk mitolojisindeki efsanevi kanatlı at
  1032. CİNGİL: 1- Galip, utkan 2- Güvenilir,sadık
  1033. CİNGÜ: Zafer, utku
  1034. CİVİL: İyi ruh, temiz , arınmış ruh
  1035. COLAY: (Yolay) birlYol/Ay...Kazaklarda “ayağı uğurlu” kişiler için kullanılır.
  1036. COLDA: Yolcu, yola çıkan
  1037. CUCİ: 1- Cici, çiçi, cicik, çiçek, çuçu, çuçi 2- Konuk..Bu ad daha çok, beklenmeyen doğumlar sonrası kullanılır ve bu yüzden “konuk” anlamını içerir
  1038. CULUM: Narin, nazik, hassas
  1039. CUMUK: Yumuk, yumulmuş
  1040. CUPAR: Parfüm, güzel koku
  1041. ÇABA: Gayret, enerji
  1042. ÇABACI: Gayretli, enerjik
  1043. ÇABAK: (Çaba)1-Çabuk,çevik 2- Küçük bir göl balığı türü
  1044. ÇABAR: 1- Çapar, davranır 2- Ulak, kurye, elçi
  1045. ÇABUK: (Çapuk) Çapan, çaba gösteren, çabalayan
  1046. ÇAÇA: 1- Savaş baltası 2- Gemici 3- Çiçi, çiçik
  1047. ÇAGAVUN: Bal arısı
  1048. ÇAĞ: 1- Zaman, vakit 2- devir, devran 3- su sesi, şırıltı
  1049. ÇAĞA: Yavru çocuk
  1050. ÇAĞAN: 1- Bayram, eğlence 2- Şimşek 3- gürz, çakan 4- Beyaza kaçan beyazımsı
  1051. ÇAĞANAK: Çalgı, enstrüman
  1052. ÇAĞAŞ: Kırlangıç
  1053. ÇAĞATAY: birlÇağ/Atay 1-Çağının en ünlüsü 2- çağdaş, çağının ilerisinde
  1054. ÇAĞDAŞ: Çağın insanı, aynı çağda yaşayan kişiler
  1055. ÇAĞIL: 1- Su sesi 2- Çakıl taşı
  1056. ÇAĞILDAK: Çağlayan, şelale
  1057. ÇAĞILTI: 1- Su sesi, suyun taş ve kayalara çarparken çıkarttığı ses
  1058. ÇAĞIN: 1- Şimşek , çakın 2- Gürz, topuz
  1059. ÇAĞIR: Çağırı, çağrı
  1060. ÇAĞIRGAN: Çağıran, davetkar
  1061. ÇAĞLA: 1- Namuslu, dürüst 2- Erik türlerinden bir yemiş
  1062. ÇAĞLAK: 1- Namuslu, dürüst 2- Çağlayan, şelale
  1063. ÇAĞLAR: Şelale, çağlayan
  1064. ÇAĞLASUN: Dürüst
  1065. ÇAĞLAV: Dürüst
  1066. ÇAĞLAYAN: Şelale
  1067. ÇAĞLAYIK: Şelale
  1068. ÇAĞLI: 1- Dürüst 2- Yakışıklı, güzel
  1069. ÇAĞLIN: Meşhur ve liyakat sahibi
  1070. ÇAĞRI:1- Mesaj, davet 2- Doğan kuşu, doğanın bir çeşidi
  1071. ÇAĞRUK: Katı, sert
  1072. ÇAKA: 1- Savaş baltası 2- Çakı 3- Fiyaka, çalım, gösteriş
  1073. ÇAKALOZ: 1- Fener 2- İlkel bir top silahı (Top mermisi yerine çakıl taşı atan)
  1074. ÇAKAN: 1- Gürz,topuz 2- Şimşek
  1075. ÇAKAR: 1-Deniz feneri 2- gürz
  1076. ÇAKI: Kesici, yontucu küçük bıçak
  1077. ÇAKICI: 1- Çakma eyleminde bulunan 2- Çakı ustası
  1078. ÇAKIL: Çakıl taşı
  1079. ÇAKIN: 1- Şimşek 2- Kıvılcım
  1080. ÇAKIR:1- Doğan türü bir avcı kuş 2- Gürz 3- Şarap, içki
  1081. ÇAKIRCA: Doğan türü bir avcı kuş
  1082. ÇAKIRCI: Eskiden saraylarda, özel olarak doğan terbiyeciliği yapanlara verilen bir sıfat
  1083. ÇAKMAK:..Çak kökünden türeyen, vurmak, kesmek, bölmek eylemi için kullanılan bir sözcük
  1084. ÇAKMUR: Tutumlu, eli sıkı
  1085. ÇAKTU: İri yapılı, gösterişli
  1086. ÇAL: Kılıç darbesi, darbe, vuruş
  1087. ÇALAP: Ulu ruh, Kadiri mutlak (Eski dönem Tanrı sıfatlarından)
  1088. ÇALGAR: Çalıcı, vurucu
  1089. ÇALGIÇAY: Taştan yapılmış el değirmeni
  1090. ÇALIK:1- Silahşör, iyi kılıç kullanan 2- Çelik 3- Mesaj, haber 4- Haşarı, yaramaz
  1091. ÇALIM: 1- Gösteriş, fiyaka, kurum 2- Kılıcın keskin tarafı
  1092. ÇALIMLU: Gösterişli, çekici
  1093. ÇALIN: Çiğ, jale
  1094. ÇALIŞ: Azim, ceht
  1095. ÇALIŞGAN: Çalışkan, işgüzar
  1096. ÇALKARA: Doğan türü bir avcı kuş
  1097. ÇALKIN: Darbeci, hamleci, vurucu
  1098. ÇALMA: Maden üzerine yapılmış oyma, işleme
  1099. ÇALMAN: Çalıcı, vurucu
  1100. ÇALUK: Çalık
  1101. ÇAM: Bir ağaç türü
  1102. ÇAMUR: Sazlık, bataklık
  1103. ÇANAYAZ: Berrak, billur
  1104. ÇANDAR: Karışık, karma
  1105. ÇANDIR: Karışık
  1106. ÇANGA: 1- Soylu 2- Pençe
  1107. ÇANGAL: 1- Çok sık ağaçlı bölge 2- Budaklı ağaç
  1108. ÇAPAN: 1- Ulak, haberci 2- Enerjik,- çalışkan 3- iş elbisesi, eski giysi
  1109. ÇAPAR: 1- Enerjik, çalışkan 2- Giysi 3- Saldırgan 4- ulak, haberci
  1110. ÇAPGIN: Enerjik, koşan, ardından giden
  1111. ÇAPGUR: Tufan, afet, deprem
  1112. ÇAPIN: Atak, hücum, savlet
  1113. ÇAPITGAN: Saldıran, saldırgan
  1114. ÇAPLAN: Bir şahin türü
  1115. ÇAPLI: Şahin türü bir avcı kuş
  1116. ÇAPTI: Koşan, seğirten
  1117. ÇAPTUĞ: Ünlü, çok tanınan
  1118. ÇAPUL: Çap...mak kökünden, vuran, saldıran, alıp götüren vbeylemlerin tümü
  1119. ÇARDU: Cinli, perili
  1120. ÇARMAGUN: Görevli, görevlendirilmiş , emir almış
  1121. ÇAŞKA: Sabi,bebek, yavru
  1122. ÇAŞUT: Haberci, muhbir, ajan
  1123. ÇAT: Yansıma, yayılma, ün
  1124. ÇATAK: Çatal, çatallı, iki kollu değnek
  1125. ÇATAL: İki kollu, iki kola ayrılmış nesne
  1126. ÇATGAL: 1-Yüksek dağlık bölge 2- Çatal
  1127. ÇATIK: Çatılmış, tersleşmiş
  1128. ÇATLI(ğ): 1-Ünlü, tanınmış 2- Gözü kara, cesur
  1129. ÇATUK: Bıçak sapı yapılan bir ağaç türü
  1130. ÇAV: Ün, şöhret, yansıma, duyuru, bildiri
  1131. ÇAVA: Ünlü, tanınmış
  1132. ÇAVAŞ: Ünlü, tanınmış
  1133. ÇAVLAK: Çağlayan, şelale
  1134. ÇAVLAN: Çağlayan
  1135. ÇAVLI: 1- Ünlü,meşhur 2- Doğan yavrusu
  1136. ÇAVUDUR: İyi üne ve şöhrete sahip olan
  1137. ÇAVUNT: Ün, şöhret
  1138. ÇAVUŞ: Bilgi veren, bilgi götüren, bilgi dağıtan (Çav...kökünden)
  1139. ÇAVUT: Duvar, sütun
  1140. ÇAY: Dere, ırmak
  1141. ÇAYAN: 1- Dövülmemiş, dökme demir 2- İşlenmemiş ham demir
  1142. ÇAYLAK: Kuyruğu uzun ve çatallı bir avcı kuş
  1143. ÇAYLAN: 1-Dere kenarı 2- Çağlayan
  1144. ÇEBER: 1- Usta, mahir 2- Hoş, latif
  1145. ÇEBİ : (Çepi,çepni) 1- Sert bakışlı 2- Usta eli yatkın, yetenekli 3- Cebe, çebe, silah
  1146. ÇEKEN: Cazip, cazibe, çekicilik
  1147. ÇEKİM: Cazibe, çekicilik
  1148. ÇEKİMLÜ: Çekimli, cazibeli
  1149. ÇEKLİ: Armağan, hediye, düğün hediyesi
  1150. ÇEKMERGEN: Nişancı, iyi vuruş yapan, silahşör
  1151. ÇELEK: Bülbül, güzel öten bir kuş
  1152. ÇELEN: 1- Becerikli, çalışkan 2- Fettan, yanıltıcı
  1153. ÇELİK: (Çelük,çuluk) Gücü arttırılmış sert demir
  1154. ÇELİKTEN: Çelik parçası
  1155. ÇELİM: Beden, endam, gösteriş
  1156. ÇELME: 1- Çalma 2- Başa örtülen bez (Bandana)
  1157. ÇENGİN: Gösterişli, dikkat çekici
  1158. ÇENGİZ: Deniz
  1159. ÇENGŞİ: Mucize, olağanüstülük
  1160. ÇEPEN: Hatip, iyi konuşan, güzel söz söyleyen
  1161. ÇERÇİ: Ulak, haber, bildiri ulaştıran kişi
  1162. ÇERİ(Ğ): Asker, savaşçı, toplanarak bir araya gelmiş erat
  1163. ÇEVEN: Çevre, muhit
  1164. ÇEVGEN: Cirit, değnek
  1165. ÇEVRİ: Çeviri,girdap, anafor
  1166. ÇEVRİM: 1- Girdap, anafor 2- Çevre, muhit
  1167. ÇIDAM: Dayanıklılık, metanet
  1168. ÇIDAMLI: Metin, dayanıklı
  1169. ÇIDIK: Güç, dayanıklılık
  1170. ÇIGAY (Çığay): 1- Fakir, varlıksız 2- Kurt yüzlü, kurt bakışlı
  1171. ÇIĞ:1- su damlası, kırağı 2- kar yığını, kar topu
  1172. ÇIĞAL: Omuz, omuz başı
  1173. ÇIĞIN: Çıkın, bohça
  1174. ÇIĞIR: 1- Çağ, devir 2- çığın açtığı yol 3- Dar yol, patika
  1175. ÇIĞLA: Saf, halis
  1176. ÇIĞLAN: Saf, halis
  1177. ÇIĞRI: 1- felek 2- melodi
  1178. ÇIKAN: 1- kaynak, kaynarca 2- yeğen, hala çocuğu
  1179. ÇIKMAK: 1- çıkma eylemi 2- Kaynak 3- çakmak
  1180. ÇILDIM: Seri- hızlı, enerjik
  1181. ÇIMRIN: Aktif, faal
  1182. ÇIN: (çin, çine) sağlam, dayanıklı, güvenilir
  1183. ÇINAK: 1- sevap, hayr 2- güvenilir,sadık
  1184. ÇINDAN: sandal ağacı
  1185. ÇINGAY: Özü, sözü bir, sözüne güvenilir
  1186. ÇINGILIÇ: birlÇın(sağlam, dayanıklı) Kılıç
  1187. ÇINGIR:1- Kopuza benzeyen bir saz 2- Çıngırak
  1188. ÇINTAY: Soylu, güvenilir
  1189. ÇIRAY: Yüz, eda, çehre
  1190. ÇIRGANIŞ: Zevk, haz, tat
  1191. ÇITIRKI: Işık, nur, ziya
  1192. ÇİBEK: Atmaca türü bir avcı kuş
  1193. ÇİÇEK: 1- Gül, gül çiçeği 2- Cici, cicik
  1194. ÇİÇİKAĞAN: birlÇiçi/Kağan Hun Kaganı (Ulusçuluğu, devlet siyasetine sokan ve bunun savaşını veren kişi)
  1195. ÇİGAN: Yoksul, fakir
  1196. ÇİGEN: Gayretli
  1197. ÇİGENDİK: Gayretli, çalışkan
  1198. ÇİGER: 1- Gayret,azim 2- Çökertiş,çökertme
  1199. ÇİGERMİŞ: Çökertmiş, düşmanı bozguna uğratmış
  1200. ÇİGİL: Olgun,gelişmiş, olmuş
  1201. ÇİGİLVAR: Kısa ve küçük ok, özel ok
  1202. ÇİĞDEM: Yaban çiçeği, (Itır çiçeğinin Türkçesi)
  1203. ÇİL: Dağ tavuğu
  1204. ÇİLDE: Kış mevsiminin en soğuk dönemi
  1205. ÇİLDU: Hızlı, seri, çabuk
  1206. ÇİLEN: 1- Çığ 2- Jale 3- Bir dağ çiçeği
  1207. ÇİLENTİ: Çığ, jale
  1208. ÇİMÇİK: Saf, masum
  1209. ÇİNE: (Çin) 1- Sadık, güvenilir 2- Öz, soy 3- Kurt, kurt yavrusu
  1210. ÇİNKAY: Sözüne güvenilir, özü sözü bir
  1211. ÇİPLİ: Narin, ince yapılı
  1212. ÇİRAY: Yüz, çehre, eda
  1213. ÇİT: Çizgi, sınır, limit
  1214. ÇİTER: birlÇit/Er (sınır muhafızı)
  1215. ÇİZGEN: Saban izi, karasabanın tarlada açtığı yol
  1216. ÇİZİM: Resim figürü
  1217. ÇOBAN: 1- Elinde cop (değnek, sopa) olan 2- Muhtar, oba beyi
  1218. ÇOBAR: Değnekli, değnek taşıyan
  1219. ÇOBAYIKMIŞ: Gönül kırıcı, haşin
  1220. ÇOGA: Vahşi hayvan
  1221. ÇOGAY: Yoğun, kesif
  1222. ÇOĞAŞ: 1- Debdebe, şaşa 2- Vahşi hayvan yavrusu
  1223. ÇOKAN: 1- Gürz, topuz 2- Hayvan yavrusu
  1224. ÇOKU: 1- Debdebe, şaşa 2- Bolluk, bereket
  1225. ÇOLAK :(Çalak) Silahşör, iyi kılıç çalan
  1226. ÇOLBANAK: 1- Uzak görüşlü 2- Törenin dışında kalan 3- Nikahsız ilişkiden doğan çocuk (Hakas Türklerinde)
  1227. ÇOLDU: 1- Bahşiş, mükafat 2- Ganimet
  1228. ÇOLPAN: 1-Kuzey yıldızı 2- Uzak görüşlü 3- Tanıdık, bildik, aşina
  1229. ÇOMAK: 1- İri ve yuvarlak değnek 2- Bir ucunda topuz bulunan sopa, silah 3- İnanmış, inançlı
  1230. ÇONGAR: Gürültü, şamata, nara
  1231. ÇOPUR: Geyik ve karaca yavrusu
  1232. ÇORA: (çura, çur) 1- Yerin kutsal ruhu 2- Cin, peri 3- Ruh
  1233. ÇORAMAN: Cinli, perili
  1234. ÇORLU: Cinli kötü ruhların etkisinde kalan kişiBu ad Şamanist gelenekten gelen bir ad dır.Eskiden bunalımlı ve toplum tarafından hoş karşılanmayan kişiler için bu ad verilirdi ve bu kişiler Kam ve Baksılar tarafından tedavi edilmeye çalışılırdı)
  1235. ÇOTAK: Kabza, kılıç kabzası
  1236. ÇOTUR: Kabza, kılıç kabzası
  1237. ÇÖKERMİŞ: Çökertmiş, düşmanı bozmuş
  1238. ÇÖKLÜ: Soylu, asil
  1239. ÇÖKÜL: Irmakların taşarak vadilere bıraktığı tortu
  1240. ÇÖMÇE: Ağaçtan oyulmuş su kabı
  1241. ÇÖZELİ: Kıpçak, merkezden uzakta olan
  1242. ÇÖZELTİ: Ayrılış, kopuş, firak
  1243. ÇUBAN: Çoban, muhtar, obabaşı
  1244. ÇUÇU: Şair, şairane konuşan
  1245. ÇUĞA: (çuka) 1- Yürekli, cesur 2- Arınmış, duru 3- narin
  1246. ÇUĞAY: Narin ve alımlı kız
  1247. ÇULÇU: Serçe, Turgay kuşu
  1248. ÇULUK: 1-Çelik 2- çalık, kılıç çalan 3- aceleci, heyecanlı
  1249. ÇURAN: Ruhlarla ilgilenen
  1250. ÇUTUR: Kılıç kabzası
  1251. ÇUVAŞ: 1-Sakin, rahat 2- dindar, dünyaya değer vermez
  1252. ÇÜCEN: Akıllı, aklını kullanan
  1253. ÇÜNÜK: Çınar ağacı
  1254. DADAK :değme, dokunma, tatma
  1255. DADAL: Tat alan, sezen, farkına varan
  1256. DAĞ: (Tağ,tağ,tak,tav) Dağ...mecgenişlik, büyüklük, ululuk,heybet
  1257. DAĞAÇA: Dağ gibi heybetli
  1258. DAKAK: Ucu ataşli ok
  1259. DAL: 1-Ayrı, bölünmüş 2- saldırı, büyüme, yayılma 3- batma, çıkma 4- yalınlık, çıplaklık
  1260. DALAN: koridor, dehliz
  1261. DALAŞ: Döğüş, karşılıklı saldırı
  1262. DALAY: (Talay) Genişlik, ululuk, sonsuzluk mecaz eden, asıl anlamı , büyük deniz, okyanus
  1263. DALBAY: 1- Vasi, ardına sığınılan kişi 2- Çuhadan yapılmış şapka Kırgızlarda- 3- avcı kuşları yakalamak için, tuzaklara bağlanarak bırakılan küçük kuş
  1264. DALBOY: Vasi, ardına sığınılan kişi
  1265. DALKILIÇ: birlDal/Kılıç mecZırhsız ve korunmasız
  1266. DALKIRAN: Kırıcı, ayırıcı
  1267. DAMLA: Su damlası , tane
  1268. DANA: İnek yavrusu, iki yaşındaki genç inek
  1269. DANİŞMAN: Müşavir, bilgi ve tecrübesine danışılan kişi
  1270. DANSIK: (Tansık) Olağanüstü, fevkalade
  1271. DARGA: Vali, üst düzey, bürokrat
  1272. DARGUN: Alıngan, kırılan, narin
  1273. DARI : 1- Bir tahıl türü 2- sıkı, sıkıntı, zorluk
  1274. DARICA: 1- Darı gibi, darı niteliğinde mecBereketli 2- sıkı, sıkıcı, zorlu
  1275. DARSIK: Öfkeli, hiddetli
  1276. DARUKA : (Darga) Vali, yönetici, bürokrat
  1277. DARULGAN: alıngan, nazlı
  1278. DAŞKI: Taşkı, taşmış, dışarı çıkmış, dışarıda olan
  1279. DAYAK: Değnek, baston, dayanılan nesne
  1280. DAYANÇ: 1- Dayanak, destek, güven 2- Dayanma gücü tahammül
  1281. DAYANGAN: Dayanıklı, metin
  1282. DAYANGI: Köşe minderi
  1283. DAYAR: Hazır, hazırlıklı
  1284. DEBRET: Kımıldayış, devinim
  1285. DAĞER: Kıymet, para, nafız
  1286. DEĞERBİLİR: birlDeğer/Bilir Kadirşinas, vefalı
  1287. DEĞERLÜ: Değerli, kıymetli
  1288. DEĞİRMİ: Çevreli, yuvarlak, toparlak
  1289. DEĞNEK: Dayanak, dayanılacak nesne
  1290. DELİ: Usu gitmiş, azmış, dellenen, mec.gözü kara, yiğit
  1291. DEMİR: Demir madeni
  1292. DEMİRAĞ: Zırh, örgülü göğüslük birlDemir/Ağ
  1293. DEMİRDEN: Demir parçası
  1294. DEMİRDÖĞEN: birlDemir/Döğen mecAcı kuvvet sahibi
  1295. DEMİRGEN: 1- Demir, ham demir 2- temren, okun ucundaki demir parçası
  1296. DEMİRHAN: birlDemir/Han Şamanist gelenekte “ Madenlerin kutsal ruhu”
  1297. DENERİ@Dikkat, itina
  1298. DENGİZİK: Denizcik, küçük deniz, göl
  1299. DENİZ: Deniz, büyük göl
  1300. DENLİ: Edepli, terbiyeli
  1301. DEPEGEN: Tekmeleyen, iyi tekme atan
  1302. DEPREM: Zelzele, sarsılma, kımıldama (Kişisel görüşüme göre bu ad çocuklara deprem sırasında yada deprem felaketi sonrası yaşanan, çileli günler sırasında doğan ve o günlerin anısına verilen bir addır.)
  1303. DERİN: Derinlik...den mecOlgunluk, bilgelik
  1304. DERMEK: Dirilik, canlılık, bir arada tutmak
  1305. DERNEK: Eğlence, toy, birliktelik
  1306. DEVİN: Hareket, kımıldanış, davranış
  1307. DEVRİM: Devirme, yıkma, devirip yerine geçme,..ihtilal
  1308. DEYİM: Söyleniş, darbımesel
  1309. DEYİŞ: Söyleyiş, şiirsel anlatım, ozan dili
  1310. DIVRAK: Yakışıklı, alımlı, civan
  1311. DİBEK: 1- Ağaçtan oyulmuş büyük havan 2- Yayık ağaç
  1312. DİK: 1-Yükseklik, yükseliş 2- kararlılık, yıkılmazlık, caymazlık 3- inat
  1313. DİKEÇ: Sütun, dikil, dikilmiş
  1314. DİKMEN: İnatçı, kararlı
  1315. DİLEK: Dil ile istenen, dile getirilen istek, arzu, murat, dilek
  1316. DİLER: Dileyen, dileyici
  1317. DİLİM: kesik, bölüm, bölünmüş, biçimlenmiş
  1318. DİNÇ: Zinde, sağlam, dirençli
  1319. DİNLER: Terbiyeli, munis, muti
  1320. DİP:Baht, talih
  1321. DİPÇİN: 1- Bahtı açık 2- Sağlam, dayanıklı
  1322. DİREK: 1- Dirilik, sağlamlık, ayakta kalmak 2- Temel, dayanak 3- Vezir,bakan
  1323. DİREN: Direnç, karşı koyuş, dirilik
  1324. DİRENÇ: Direnme gücü
  1325. DİRENGEÇ: Destek, dayanak
  1326. DİRGEN: 1-Dirilik,2- harmanda kullanılan demir çatal
  1327. DİRİ: (diri, dirik, Tiri, tirik) Can, ruh, canlılık, canlı
  1328. DİRİL: Can, ruh, tin
  1329. DİRİM: Yaşam, sağlık, canlılık
  1330. DİRLİG: Yaşam, hayat
  1331. DİRSE: Derse, söylerse, konuşkan
  1332. DİZİK: (dizi) Kolye, takı
  1333. DİZLEK: Hazır cevap, konuşkan
  1334. DODURGA: 1- Dolgun, doyumlu 2- doyuran, doyurucu 3- açık, net, berrak
  1335. DOĞA: 1- Tabiat,doğallık, ortaya çıkış 2- Huy, yaradılış, fıtrat
  1336. DOĞAN: 1- Soylu bir av kuşu 2- Doğmuş, olmuş, ortaya çıkan
  1337. DOĞRU: Dürüst, yalansız, sözüne güvenilen
  1338. DOĞRUL: 1-Doğruluk, dürüstlük 2- Ayakta duran, dirençli
  1339. DOĞU: Güneşin doğuş yönü
  1340. DOĞUÇ: Doğuş,doğma, ortaya çıkış
  1341. DOĞUDAN: Doğulu, doğu yönünden gelen
  1342. DOĞUŞ: Doğma, ortaya çıkış
  1343. DOKUNAK: Dokunuş, değiş, mecAğır, mahsun,yürek sızlatan, yüreğe dokunan
  1344. DOKUNÇ: Dokunak, hüzün
  1345. DOKUZ: Dokuz sayısı, Türklerin en çok eskilerden beri uğurlu sayılarındandır
  1346. DOKUZ ARKA: Dokuz/Arka (...Eski dönemlerde soyluluk gösterme ve belli etmesi açısından, bir kişinin babasından itibaren geriye doğru dokuz atasının sayılıp açıklanması..)
  1347. DOLANDI: Dolanan, gezgin
  1348. DOLU: 1-Bilgin, tecrübeli, öğretmen 2- Bütün, tam, eksiksiz 3, Şamanist gelenekte ve Alevi_Bektaşi gelenekte, içki, şarap 4- kısa süren, iri taneli yağmur
  1349. DOLUN: Tam, bütün, eksiksiz Eski Yakut Türklerinde bereketi simgeleyen kutsal ruh
  1350. DOLUNAY: Ayın on dördü, ayın en güzel hali
  1351. DOMANİÇ: 1-Dumanlı bölge 2- Tümsek, engebeli arazi
  1352. DONAT: Giyim, kuşam, zenginlik, cömertlik
  1353. DOMURCUK: Gül, tomurcuk
  1354. DONATMIŞ: Giydirip, kuşatmış, sevindirmiş, cömertlik göstermiş
  1355. DONATUR: Cömert, eli açık, bağışlayıcı
  1356. DONSUZ: Çıplak, fakir, varlıksız
  1357. DORA: Doruk, zirve, şahika
  1358. DORAN: (Duran) Diri, canlı, yaşayan
  1359. DORU: 1- Doruk, zirve 2- Kara ile kızıl arası renk (At rengi)
  1360. DORUK: Zirve, uç, şahika
  1361. DOYMADUK: Doyumsuz, sevilmeye doymayan, doyulmayan
  1362. DOYUM: 1- Doymak, tatmin 2- Ganimet, bereket
  1363. DOYURAN: mecCömert, hayr sahibi, iyilik sever
  1364. DÖĞEN: 1- Dövüşçü,döven 2- Ekin saplarını ezmeye yarayan, altında çakmaktaşı bulunan geniş tahta
  1365. DÖĞER: 1- Döver 2- değer, kıymet 3- Kalın, enli bir ağaç
  1366. DÖĞERLİ: Değerli
  1367. DÖĞÜŞ: Dövüş, savaş, kavga
  1368. DÖĞÜŞGEN: Kavgacı, savaşçı
  1369. DÖKÜMHAN: birlBöküm/Han 1- Dökmekten döküm 2- Düğüm, bağ
  1370. DÖLEK: 1- Çok döl veren 2- Koyunun kuzuladığı yer 3- İtibarlı, saygıdeğer, maharetli
  1371. DÖLEN: Muti, sevgi gösteren
  1372. DÖNDER: (Döne, döndü gibi “dönmek” fiilinden türetilmiş, çocukları ölen ailelerin, yeni çocukları olduğunda kullandıkları adlardan)
  1373. DÖNDÜ: Dönüş yapan (Reenkarnasyon) çocukları ölen ailelerin verdiği adlardan
  1374. DÖNGEL: Saat
  1375. DÖNGÜ: Dönüşüm, başa dönüş
  1376. DÖNGÜN: Dargın, gönlü kırık
  1377. DÖNMEZ: Kararlı, cesur, azimli
  1378. DULAK: Dolu, olgun, tecrübeli
  1379. DUMAN: 1- Sis, kırağı 2- ateşten çıkan gaz
  1380. DUMLU: 1- dumanlı, sisli bölge 2- Soğuk ve ayaz alan yer
  1381. DUMRUL : 1- Okun sivri ucu 2- Başı dumanlı, efkarlı
  1382. DURA: (Durak) 1- yaşam, hayat 2- Sağlamlık, dayanıklılık, kalıcılık 3- ev, yaşanılan yer, barınak (Bu ad, çocukları ölmüş ailelerin yeni çocukları olduğunda yaşamda kalıp uzun yaşaması ve sağlıklı olması dileğini içeren adlardandır ve çok eskilere dayanan bir gelenekle bu gün de sürdürülmektedir.Durak, Dursun, Durmuş, Durdu, Yaşar, Tokta, Tok, Toka, Toktamış, Turan vbadlar da hep aynı psikoloji ve geleneğin ürünüdür.
  1383. DURAK: (Dura) Yaşam, hayat
  1384. DURAN: (Turan) Durucu, kalıcı, yaşayan, canlı
  1385. DURCU: Durucu, kalıcı canlı
  1386. DURDU: 1- Duran, kalıcı, canlı, yaşayan 2- Yaşam, hayat
  1387. DURGAÇ: Durak, durulan, yaşanılan yer
  1388. DURGUN: 1- Durulmuş, süzülmüş, arınmış 2- Sakin, sükuna ermiş, kendi halinde
  1389. DURMUŞ: 1- Duran, yaşayan, canlı 2- Yaşam, hayat
  1390. DURSUN: Durması, yaşaması istenen
  1391. DURU: 1- saf, sade, berrak 2- Duran, durgun
  1392. DURUK: Duru, durucu
  1393. DURUL: 1- Sükun bulmak, huzura kavuşmak 2- Günahsızlık, arınmışlık
  1394. DURULCA: Masum, günahsız
  1395. DURULMAZ: Afacan, yaramaz
  1396. DURULMUŞ: Tatminkar, sakin
  1397. DURUM: Yaşam, hayat, süreğenlik, duruş
  1398. DUVA: (Düve)
  1399. DUVAK: Örtül kapanmış, gelin başı
  1400. DUVAN: (Doğan)
  1401. DUYAN: Duyucu, hissedici
  1402. DUYAR: Duyarlı, hisli, duygulu
  1403. DUYARI: Duyarlılık, hislilik
  1404. DUYGU: His, duyum
  1405. DUYUŞ: Duyum, hissediş, duyarlılık
  1406. DUYUŞAN: Duyan, hisseden
  1407. DÜĞÜN: (Töğün, Toygün) Toy günü, yemekli eğlence
  1408. DÜŞ: Rüya, aniden ortaya çıkış
  1409. DÜŞELGE: Pay, hisse
  1410. DÜŞERGE: Miras, pay
  1411. DÜŞÜNGÜ: Düşünerek üzülme, kafaya takma, üzülme, teessür
  1412. DÜVE:1- Genç inek, dananın büyüğü 2- Döven, dövüşçü
  1413. DÜVECİ: Dövücü, dövüşçü
  1414. DÜVEHAN: birlDüve/Han
  1415. DÜVEN: (Döven)
  1416. DÜYECİ: Dövüşçü, döğüşçü
  1417. DÜZ: (Tüz) 1- Doğru, doğruluk, gerçek 2- Soy, kök, döl 3- Kural,kaide
  1418. DÜZE: Düzen, uslup, tarz
  1419. DÜZEN: Kural, kurallar bütünü
  1420. DÜZGE: Süs, makyaj
  1421. DÜZGÜN: 1- Düzülü, düzenli, muntazam 2- Gidişat, teamül
Baş · Orhun Yazıtları · Türkler · Gök-Türkçe